Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/1464 E. 2013/19780 K. 06.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1464
KARAR NO : 2013/19780
KARAR TARİHİ : 06.11.2013

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 10/07/2012 tarih ve 2011/1966-2012/1217 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkili şirket ile davalılar arasında 04/07/1995 tarihlinde yapılan anlaşma uyarınca müvekkili şirketin her türlü malvarlığının davacı …’a, davalı şirketin her türlü malvarlığının …’ya ait olacağının kararlaştırıldığını ve sözleşmenin uygulanmasından doğacak ihtilafların çözümü için 3 kişilik hakem heyeti belirlendiğini, hakem heyetinin 25/01/1999 tarihli toplantı sonucunda kararlar aldığını, hakem kararları gereği müvekkillerinin üzerlerine düşen yükümlülükleri yerine getirmesine rağmen davalıların üzerlerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediklerini, hakem heyeti kararlarına göre müvekkillerinin davalılara bir borcunun bulunmadığını, davalıların ise vergi ve elektrik borçlarını ödememeleri nedeniyle toplam 4.293,94 TL müvekkillerine borcu olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla 4.293,94 TL’nin 25/01/1999 tarihinden itibaren banka reeskont faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, davacı …’ın 2002 yılında tüm hisselerini devrettiğini, dava açma ehliyetinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki uyuşmazlığın protokolle iki ayrı şirket haline dönüşen şirketlerin protokolden önceki vergi ve elektrik borcunun protokolden sonra ortaya çıkıp davacılar tarafından ödenmesi nedeniyle yarısının davalılardan tahsili talebine ilişkin olduğu, elektrik bedelinin 1998, vergilerin 1997-1998 tarihlerinde ödendiği gözetildiğinde dava tarihi itibarı ile zamanaşımının elektrik bedelleri için dolmadığı, vergi bedellerinin de bir kısmı için dolmamış olduğu, davacı asilin 2002 yılı itibarı ile davacı şirketle ilişiğinin kesildiği ve dava tarihi itibarı ile şirket yetkilisi olmadığından şirket adına talep hakkının bulunmadığı, vergi ödemelerinin şirket tarafından yapıldığı görüldüğünden vergi alacağına ilişkin davacı asilin şahsen başvuruda bulunamayacağı, elektrik ödemesine ilişkin makbuz aslının sunulamadığı, davacı tarafından ancak suretinin sunulduğu, davacı asil tarafından ödemenin yapıldığının ileri sürüldüğü, ancak makbuzda kimin ödeme yaptığının belli olmadığı, esasen aboneliğin … adına olduğu ve dönem itibarı ile şirketlerin ayrılmasından önceki döneme ilişkin olup davalı tarafça ödeme iddiasında bulunulmadığı, hakem heyetince de ödemeyi davacının yaptığı kabul edilerek önceki döneme ait olup protokol tanzimi sırasında ortaya çıkmamış olan elektrik borcunu ödediği kabul edilen davacı asilin elektrik borcunun yarısını davalılardan rücu etme hakkının olduğu gerekçesiyle; vergi borcu davacı şirket tarafından ödendiğinden, davacı dava tarihinde Teknosan İnşaat San. Tic. AŞ’nin yetkilisi olmadığından aktif husumetin olmadığı gözetilerek vergi borcuna ilişkin talebin reddine, elektrik borcunun … tarafından ödendiği kanaati hasıl olduğundan 1.697,99 TL elektrik borcuna yönelik talebin kabulüne, dava tarihinden yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davacı şirket adına şirket vekili tarafından açılmıştır. Davacı şirket vekiline vekalet veren …’ın vekaletnamenin düzenlenmesinden sonra şirket ortaklığından ayrılması vekaleti sona erdirmeyeceği gibi sona erdirdiği kabul edilse dahi davadaki vekalet noksanlığının giderilmesi mümkün bulunduğundan 6100 Sayılı HMK’nın 114. ve 115. maddeleri uyarınca kesin süre verilmek suretiyle, eksikliğin giderilmesi gerekmektedir. Bu nedenle …’ın dava tarihinde Teknosan İnşaat San. Tic. A.Ş’nin yetkilisi olmadığından aktif husumetin olmadığı gerekçesiyle vergi borcuna ilişkin talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacılar vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı şirket yararına bozulması gerekmiştir.
3- Düzenlenen protokol öncesi döneme ilişkin elektrik borcunun davacı … tarafından ödendiği, davalıya sorumlu olduğu kısmın rücu edildiği kabul edilerek, mahkemece kısmen kabul kararı verilmiş ise de elektrik ödemesine ilişkin makbuz aslı sunulamamış, yetkili kurumdan bilgi alınmaksızın davacı tarafından ibraz edilen makbuz suretine istinaden hüküm kurulmuştur. Davaya konu edilen elektriğin kim tarafından kullanıldığının, borcun kim tarafından ödendiğinin yetkili kurumdan sorulmak suretiyle zamanaşımına uğramayan ödemelerin davalıdan tahsilinin istenebileceği nazara alınarak kulanım miktarının tespit edilmesi gerekmektedir. Yine davalı tarafça ileri sürülen protokol öncesi üç firma tarafından tek bir süzme saatten elektrik alındığı, fiilen her firmanın kullandığı elektrik miktarının tespit edilerek firmalar tarafından ödeme yapıldığı, dava konusu elektrik borcuna ilişkin bedelin tamamının rücu edilmesinin mümkün olmadığı, davalının, o dönemde sadece Teknosan İnş. A.Ş.’nin %50 ortağı olması sebebiyle hesap edilen bedelin önce üçe bölünmesi daha sonra ise davacının hissesi olan %50 karşılığında yarı bedelin bulunması gerektiği beyanları üzerinde de durularak, doğrulunun araştırılması, bozma ilamında belirtilen hususlar, ibraz edilen belgeler nazara alınarak, yetkili kurumlardan yapılan araştırmalar, şirket defterleri üzerindeki incelemeler sonucunda talep edilen ödemelerden sözleşme hükümleri gereği tarafların ne nispette sorumlu olacaklarının tespit edilmesi gerekmektedir. Böylece; davalıların dava konusu edilen alacaklar sebebiyle hukuki durumlarının tespit edilmesi hususunda bilirkişilerden görüş alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın temyiz eden taraflar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
4- Bozma neden ve şekline göre, davacılar vekilinin faiz başlangıç tarihi ile faiz türüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte yazılı nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı şirket yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte yazılı nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, (4) nolu bentte açıklanan nedenlere, davacılar vekilinin faiz başlangıç tarihi ile faiz türüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 06/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.