Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/1857 E. 2021/1288 K. 16.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1857
KARAR NO : 2021/1288
KARAR TARİHİ : 16.02.2021

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Samsun Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 09.11.2017 tarih ve 2016/1048 E.- 2017/1031 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi’nce verilen 09.03.2018 tarih ve 2018/191 E. – 2018/345 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Samsun Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/698 esas sayılı davası ile iptalini talep ettikleri Finansbank… Şubesine ait … seri nolu 30.10.2016 tarihli 40.000,00 TL bedelli, …seri nolu 30.11.2016 tarihli 50.000,00 TL bedelli ve … seri nolu 30.12.2016 tarihli 50.000,00 TL bedelli çekler yönünden davalıların asli müdahale talebinde bulunduğunu, iptali talep edilen çeklerin tamamının … tarafından çalındığını tespit ettiklerini, çalınmış olan ticari çeklerin davalılara, … tarafından davacının cirosu olmaksızın verilerek elden çıkarıldığını, davalıların basiretli tacir olmanın gereğini yerine getirmeyerek ticari çekleri araştırma yapmaksızın ödeme aracı olarak kabul ettiklerini ileri sürerek, çek iade davasının kabulü ile davalının elinde bulunan çeklerin davacıya iade edilmesine ve çekler üzerindeki ödeme yasağının kaldırılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalılar vekili; dosyaya sunulan sözleşme ile davalılar tarafından …’a satılan daire karşılığında dava konusu çeklerin davalılara verildiğini, davacının davayı açmakta kötüniyetli olduğunu, davacının çeklerin çalındığına ilişkin herhangi bir delil bildirmediğini, davacının çeklerle hiçbir ilgisinin olmadığını ve davalının alacağına kavuşmasını engellemek amacı ile davayı açtığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davaya konu çeklerin incelenmesinde keşidecinin dava dışı … olduğu, çeklerin hamiline düzenlendiği, çeklerde davacının cirosunun bulunmadığı, davacının bu çeklerin iadesini talep edebilmesi için çeklerin yasal hamili olduğunu, çeklerin iradesi dışında elinden çıktığını ve davalıların çekleri edinmekte kötüniyetli olduklarını ispatlaması gerektiği, davacı her ne kadar davaya konu çekleri keşideciye devrettiği işyeri karşılığında aldığını iddia etse de çeklere atıf yapılan adi yazılı devir sözleşmesinin her zaman, eski tarihli olarak düzenlenebileceği, bu nedenle sözleşmede çeklerden bahsedilmesinin davacının çeklerin hamili olduğunu ispatlamaya yetmediği, dosyadaki diğer belgeler ve davacı delilleri arasında davacının çeklerin hamili olduğunu ispata yarar herhangi bir delil ve emare bulunmadığı, davalıların çekleri alırken kötüniyetli olduğuna dair de hiçbir delilin dosyaya sunulmadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddinin karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince; davaya konu çeklerin keşidecisinin … olduğu, ancak dava konusu çekler üzerinde yapılan incelemede, davacının hamil olduğuna ilişkin bir delilin bulunmadığı, davacının da yazılı delille meşru hamil olduğunu ispat edemediği gibi davalıların da meşru hamil olmadığını ve kötüniyetli olduklarını yazılı delille ispat edemediği karşısında davacının davasının reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacının istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 23,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
16.02.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.