YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/20771
KARAR NO : 2012/25590
KARAR TARİHİ : 15.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı asıl … ile davalı vekili avukat Nilgün Demirkale’nin gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirket ile 7.2.2007 tarihinde yeminli mali müşavirlik tasdik sözleşmeleri yaptığını, sözleşme gereğince yükümlülüklerini yerine getirdiğini, ilgili şirketlerle yazışma yapıp vergi dairelerine yazılar yazdığını, yazı cevabının beklendiği dönemde, davalının 25.12.2007 tarihli ihtarla raporların düzenlenmediği gerekçesi ile sözleşmelerin feshedildiğinin bildirdiğini, ancak yazı cevapları gelmeden rapor düzenlenmesinin mümkün olmadığını, haksız fesih nedeni ile ücret alacağının ödenmesi gerektiğini ileri sürerek, ücretin tahsili amacıyla yapılan takibe haksız itirazın iptali ile % 40 inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, sözleşme ile kararlaştırılan ücretin rapor teslimi koşuluna bağlandığını, davacının bu yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davacının kusuru nedeni ile vergi dairesinden olan alacağın tahsil edilmediğini, davacıya bir kısım ödemelerin de yapıldığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddi ile % 40 tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ile davalı arasında imzalanan 7.2.2007 tarihli 2004, 2005 ve 2006 yıllarını kapsayan üç adet sözleşme yapıldığı, sözleşmelerin 2.maddesinde, meslek mensubu için sözleşmede belirtilen işlerden dolayı kararlaştırılan ücretin rapor tesliminde ödeneceğinin kararlaştırıldığı, 4.maddesinde de, sözleşmenin müşteri tarafından feshi halinde meslek mensubunun ücretinin tamamının ödeneceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Davacı, sözleşmelerin haksız feshi nedeni ile sözleşme ile kararlaştırılan tüm ücretin ödenmesi isteği ile eldeki davayı açmıştır. Mahkemece,
taraflar arasındaki sözleşmede kararlaştırılan ücretin ödenmesi rapor teslimi koşuluna bağlandığı, sözleşmede rapor tesliminin gecikmesi durumunda ödeme yapılacağına dair düzenleme bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Sözleşmenin 8-1 maddesi gereğince, sözleşme sona ermeden en az 1 ay önceden yazılı ihbarda bulunulmaması halinde sözleşmenin 1 yıl daha kendiliğinden uzayacağının, ayrıca 3-2 maddesi uyarınca yazılı izin olmaksızın başka bir yeminli mali müşavir tutulamayacağı, aksi taktirde ücretin tamamının ödeneceğinin kararlaştırılmış olduğu ve davalı tarafından sözleşme sona ermeden 1 ay öncesinde yazılı bir bildirimde bulunulmadığı sabittir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, sözleşmenin yeni dönem için yenilenmiş kabul edilip edilmeyeceği ile ilgilidir. Davalı sözleşmenin feshinin şifahen çok önceden bildirildiğini ileri sürmüş ise de, davacı bunu kabul etmemiştir. Davalının sözleşmeyi feshi ile ilgili yazılı bildirimi 6.3.2006 tarihini içermektedir ki, bu tarih itibarı ile sözleşme yenilenmiş olmaktadır. Sözleşmenin 8-1 maddesi uyarınca “yeni yılın ücreti yeni dönemin ilk ayı içinde YMM’nin bağlı olduğu odadan alınacak matbu sözleşmede, bu sözleşmenin ek sözleşmesi olarak imzalanması suretiyle belirlenir“ denmekte olup; ek sözleşmenin imzalanması tarihinde süresinde yazılı ihbarda bulunulmadığından sözleşmenin zaten 1 yıl için uzadığı ve esasen bu maddede dahi yeni dönemin başladığının kabul edildiği görülmektedir. Ek sözleşme yeni yıl ücretinin belirlenmesine yönelik olup, ek sözleşmenin yapılmamış olması, sözleşmenin yenilenmiş olduğu gerçeğini değiştirmemektedir. Hal böyle olunca mahkemece; sözleşmenin 1 yıl daha uzamış olduğunun kabulü ile, işin esasına girilip tarafların bu konudaki delil ve belgeleri incelenerek; davacının şirketler grubu ile sözleşme yapmış olması nedeniyle grup indirimi yapılıp yapılmayacağı, yeni dönem için hiçbir işlem yapılmamış olması nedeniyle BK 325 maddesi uyarınca yeni dönem ücretinden indirimde bulunulup bulunulmayacağının tartışılması sureti ile sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 18.40 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.