YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/13745
KARAR NO : 2020/19065
KARAR TARİHİ : 15.12.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten Yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Hükümlerin sanığın yokluğunda verilmiş olup gerekçeli kararın savunması alınırken bildirdiği dosyada bilinen son adresin tebliğe çıkartılmadan doğrudan mernis adresine tebliğe çıkartılması nedeniyle yapılan tebligatın usulsüz olduğu anlaşılmakla, sanığın öğrenme üzerine temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
1) Sanık hakkında müşteki …’e karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Sanığın eylemine uyan kasten yaralama suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst haddine göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e, 66/2. maddelerinde 8 yıllık olağan zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını son kesen neden olan 04.10.2012 tarihli mahkumiyet kararı ile temyiz inceleme tarihi arasında bu sürenin gerçekleştiğinin anlaşılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA ve gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
2) Sanık hakkında mağdur …’e karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Mağdur hakkında… Devlet Hastanesince düzenlenen 03.07.2009 tarihli raporda “sol kol humerus üstünde 3 cm delici kesici alt yaralanmasına bağlı kesi dikiş sol ön kol 7-3-2- cm’lik kesi dikiş, sol paritetalde 3 cm’lik kesi dikiş sol zygomatikte 4 cm’lik kesi dikiş mevcut” şeklinde tespit edilip Bilecik Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 03.07.2009 tarihli raporda “çehrede sabit eser için şahıs ayrıca Adli Tıp uzmanı tarafından değerlendirilmelidir” şeklinde görüş belirtilmesine rağmen bu hususta rapor aldırılmadığı anlaşıldığından, mağdurun tüm tedavi evrakları ve raporlarıyla birlikte en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğüne sevk edilerek yaralanmasının özellikle yüzünde sabit ize neden olup olmadığı ve 5237 sayılı TCK’nin 86 ve 87. maddesindeki tüm ölçütlere göre niteliği hususunda duraksamaya yer vermeyecek şekilde kesin raporu aldırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 15.12.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.