YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16791
KARAR NO : 2012/25236
KARAR TARİHİ : 08.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı; 11/11/2005 tarihli sözleşme ile davalı …’a % 12,5 ve diğer davalı …’ya %5 oranında olmak üzere müvekkili şirketin 02/11/2004-31/12/2005 tarihleri arasında elde edilecek net karından ödeme yapılmasının kabul edildiğini,alacak muaccel hale gelmeden müvekkili şirketin beklenmedik bir şekilde 28/01/2006 tarihinde … Ümraniye l.İcra Müdürlüğünün 2006/128 Talimat sayılı dosyası ile gelen bir hacizle karşılaştığını ve 106.000,00-TL tutarında malın haczedilerek icraca muhafaza altına alındığını, davalıların müvekkili şirket aleyhine … İcra Müdürlüğünün 2005/6016 Esas sayılı dosyası ile 95.000,00-TL tutarında ilamsız takip yaptıklarını ve usulsüz bir tebligat işlemi ile takibin kesinleşmesinin sağlandığını, … İcra Hukuk Mahkemesinin 2006/31 Esas sayılı dosyası ile usulsüz tebligat vs. itirazlarla takibin iptalinin talep edildiğini, %10 teminatla takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalıların icra takibinin tamamen haksız ve kötüniyetli olduğunu ve tahakkuk etmeyen, takibin yapıldığı 15/12/2006 tarihi itibariyle muaccel olmayan bir alacak için takip yapıldığını, takip tarihinde de, şu anda da davalıların müvekkili şirketten sözleşmeye dayalı tahakkuk etmiş 95.000,00-TL bir alacaklarının bulunmadığını, davacı şirket yetkililerinin yaptırdığı inceleme sonunda ve muhasebe kayıtlarına göre davalı …’un 8.472,00-TL, davalı …’nın 2.328,00-TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini ileri sürerek … İcra Müdürlüğünün 2005/6016 Esas sayılı dosya ve dayanağı olan 11/11/2005 tarihli
pılan ilamsız takip konusu borcun bulunmadığını, davalılara yapılan 2005 ve 2006 yılında avans ödemeleri de mahsup edilerek davalı …’a 8.472,00-TL ve davalı …’ya 2.328,00-TL borcunun bulunduğunun tespitini, kötüniyetli yapılan takip sebebi ile davalıların %40 tazminatla mahkumiyetlerine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, davacı şirketin 80.851,89 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, kar payı alacağını düzenleyen sözleşme yönünden menfi tespit istemine ilişkindir. Davalıların davacı şirkette 03.01.2006 tarihinde istifa edene kadar satış müdürü olarak çalıştıkları, 11.11.2005 tarihli sözleşme ile şirketin 02/11/2004-31/12/2005 tarihleri arasında elde edilecek net karından ödeme yapılmasının kabul edildiği çekişmesizdir. Tarafların asıl anlaşamadıkları husus net karın neye göre belirleneceğidir. Sözleşmede davalıların net karın azalmasında şahsi kusurları var ise alacaklarından mahsup edileceği açıkça düzenlenmiştir. … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/276 esas sayılı dosyasında da davacı şirketin davalılar hakkında, şirkette satış müdürü olarak çalıştıkları dönemde usulsüz şekilde şirket karını azaltıcı işlemlerde bulundukları iddiasıyla alacak davasının görülmekte olduğu anlaşılmaktadır. Sözleşmedeki mahsuba ilişkin düzenleme ile ilgili dava, davacılarca yürütülen bu alacak davası birbirleri ile bağlantılı olduğundan neticesi beklenmelidir. Mahkemece bu husus göz ardı edilerek hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre, davalıların sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 2. bentte açıklanan nedenlerle davalıların sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına, peşin alınan 1.092.00 TL temyiz harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 8.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.