YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/213
KARAR NO : 2021/2877
KARAR TARİHİ : 25.03.2021
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.07.2016 gün ve 2014/250 – 2016/159 sayılı kararı onayan Daire’nin 27.11.2019 gün ve 2019/1098 – 2019/7575 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2011/57598 sayılı 07, 08, 20, 21, 24 ve 27. sınıflarda yer alan malları kapsayan “KLC” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı şirketin “KRC”ibareli markalar ile itirazı neticesinde 2014-M-2236 sayılı YİDK kararı ile başvurunun reddine karar verildiğini, oysa müvekkilinin markası ile davalının itiraza mesnet markaları arasında hiçbir şekilde benzerlik bulunmadığını, markalar bütüncül değerlendirildiğinde görsel, fonetik ve gözde bıraktığı izlenim açısından benzer olmadığını, müvekkilinin “KLC” markasını eskiden beri kullandığını, bu nedenle marka üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu, müvekkilinin başvurusunda yer alan 24 ve 27. sınıfların redde mesnet alınan markaların kapsamlarında yer almadığını, ayrıca davalı tarafın müvekkilinin markasının kullanımına sessiz kalarak muvafakat verdiğini ileri sürerek YİDK’nın 2014-M-2236 sayılı kararının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı başvurusunun asıl unsurunun “KLC” olduğu, davalı markalarının ise “KRC” olduğu, markaların kompozisyonları detay düzeyde farklı olsa da görsel olarak benzer olduğu, yine başvurunun telaffuz esnasında “KRC” olarak algılanmasının muhtemel olduğu, iki işaretin de anlamının bulunmadığı, bu nedenle ibareler arasında yüksek düzeyli benzerliğin bulunduğu, başvuru kapsamında yer alan malların da davalı markalarının kapsamlarında yer alan mal ve hizmetler ile aynı yada benzer nitelikte olduğu, dolayısıyla 556 sayılı KHK’nın 8/1-b anlamında iltibas tehlikesinin bulunduğu gerekçesiyle , davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 31,10 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 520,95 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 25.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.