Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/2411 E. 2013/19328 K. 31.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2411
KARAR NO : 2013/19328
KARAR TARİHİ : 31.10.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Adana 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/11/2012 tarih ve 2011/74-2012/605 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalı Garanti Bankası’na kredi ve kredi kartı başvurusu olmadığı halde adına kredi kartı borcu düzenlenerek Adana 5. İcra Müdürlüğü’nün 2004/5711 esas sayılı dosyası ile icra takibine başlanıldığını ve bankaya borçlu olmadığı konusunda müraacatlarda bulunduğu halde olumlu cevap alamadığını, Adana Tüketici Mahkemesi’nin 2008/117 esas sayılı dosyası ile de borçlu olmadığının tespitine dair kesinleşmiş karar aldığını ileri sürerek, maddi zararı nedeniyle 10.000 TL tazminat ve çektiği sıkıntı nedeniyle de 20.000 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı Banka’nın gerekli dikkat ve özeni göstermemesinden kaynaklanan kusurlu tasarrufu nedeniyle davalının müracaat etmediği halde kredi kart sahibi kılındığı ve bu kart nedeniyle borçlu gösterilerek hakkında icra takibine başvurulduğu ve davacının borçlu olmadığını ispat için yargı yoluna başvurmak mecburiyetinde kaldığı, yargılama safhaları nedeniyle psikolojik ve ruhsal sıkıntılar yaşamış olduğu, davacının manevi tazminat talebinde haklı bulunduğu, davacı maddi tazminat talebinde bulunmuş ise de maddi anlamda uğradığı zararları yargılama müddeti içerisinde ve 09/06/2011 tarihli celsede verilen kesin süreye rağmen belgelendirip ibraz etmediği ve böylece davasını maddi tazminat yönünden zararın belirlenmesi ve belirtilmesi açısından ispat edemediği gerekçesiyle, davacının maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 15.000,00 TL manevi tazminatın davalı bankadan alınarak davacıya verilmesine, bakiye manevi tazminat talebinin reddine, karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, bankacılık işlemlerinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkin olup, mahkemece 15.000.00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Her ne kadar maddi ve manevi tazminatın koşulları farklı ise de aynı olaya dayalı maddi ve manevi tazminat istemlerinin de uyumlu olması gerektiği hakkaniyet gereğidir. Bu itibarla olayın oluş şekli, duyulan elem ve olayın kendine özgü tüm özellikleri göz önüne alınarak, mahkemece daha ılımlı bir manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken anılan husus nazara alınmadan manevi tazminata hükmedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 31.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.