YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/560
KARAR NO : 2013/17139
KARAR TARİHİ : 01.10.2013
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 30/09/2010 tarih ve 2010/136-2010/235 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 30.12.2003 tarih ve 2003/4101 sıra nolu “SIVA SABUN ŞİŞESİ” çoklu tasarım başvurusunun 1 nolu tasarımına davalı şirketin, 19.11.2003 tarih ve 2003/3620 sayılı adına tescili şişe tasarımı ile benzerliğini gerekçe göstererek diğer davalı nezdinde yaptığı itirazın kabul görüp, genel izlenimleri itibariyle benzer sayılarak davacı tasarım tescilinin iptaline karar verildiğini, oysa müvekkilinin 2001 ve 2002 yılında ürettiği ve faturalarla sattığı ürünlerin tasarımlarını ve bunların ürünlerini geliştirerek yeni ve farklı bir tasarım yaparak piyasaya sürüp 2003 yılında tescil başvurusunda bulunduğunu, davalı tasarımının davacının 2001 ve 2002 tasarımların çizimleri ve faturaları ile aynı olduğunu, ancak başvurusu yapılan tasarım ile farklı olduğunu ileri sürerek, YİDK’nun 03.03.2005 tarih ve 2005/T-131 sayılı kararının iptali ile davacı tasarımının tescilinin devamını, yenilik ve ayırt edicilik niteli bulunmayan davalı şirket tasarımının hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir
Davalı şirket vekili, hükümsüzlük davasının ayrılmasını istemiş, davacı tasarımının davacının kendi delilleri ile 2002 yılında kamuya sunulması nedeniyle yeni olmadığını, ayrıca müvekkili tasarımı ile benzerlik bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı TPE vekili, önce tescili davalı şirket tasarımından farklı olmadığını, benzer olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar Dairemizin 06.04.2010 tarih, 2008/8171 E. 2009/3850 K. sayılı ilamı ile bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ilk hükümle verilen YİDK kararının iptali istemli davanın reddine ilişkin kararın kesinleştiği, uyuşmazlığa konu 2003/3620 sayılı tasarımın hükümsüzlüğü istemiyle açılan davanın bozma öncesi yargılama sürecinde tefrikine karar verilerek, tefrik edilen dosyada görülüp karara bağlandığı, bu kapsamda hükümsüzlük istemli davanın reddi yönünde oluşturulan ilk kararın yok hükmünde olduğu gerekçesiyle YİDK kararının iptali istemli davada yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, hükümsüzlük istemli dava tefrik edildiği halde bu konuda önceki kararda tesis edilen karar yok hükmünde olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 01.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.