YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/1608
KARAR NO : 2021/1091
KARAR TARİHİ : 11.02.2021
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.05.2016 gün ve 2014/257 E. – 2016/436 K. sayılı kararı bozan Daire’nin 25.10.2018 gün ve 2016/14514 E. – 2018/6671 K. sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirkette müdür yardımcısı olarak görevli … isimli kişinin birçok kişiyi mevcut paralarını değerlendirmek amacıyla kandırdığını ve aldığı paralar karşılığında müvekkiline ve diğer şahıslara logolu ve imzalı hazine bonoları verdiğini, ancak bu belgelerin sahte olduklarının anlaşılması üzerine müvekkili ve diğer şahıslarca … ve çalıştıran sıfatıyla Yaşar Menkul Değerler A.Ş.’ye karşı İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde 2003/188 esas sayılı dosya ile dava açtıklarını, davalı şirketin olayda % 75 kusuru olduğuna hükmedilerek tazminata mahkûm edildiğini, alacağın faiz ve masrafları ile birlikte 19/08/2010 tarihinde tahsil edildiğini, BK’nın 105. maddesinde yer alan koşullar oluştuğundan munzam zarar alacaklarının hüküm altına alınması için işbu davanın açılma gereğinin doğduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, 30.000,00 TL munzam zarar alacağının dava tarihinden itibaren faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 23/10/2012 tarihli dilekçesi ile toplam 68.501,04 TL munzam zararının faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; davanın kısmen kabulüne, 35.625,61 TL’nin 30.000 TL’sine dava tarihi olan 24/09/2010 tarihinden, 5.625,61 TL’sine ise ıslah tarihi olan 23/10/2012 tarihinden itibaren avans faizi uygulanarak davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine dair verilen kararın davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 31,10 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 520,95 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 11.02.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.