Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/4881 E. 2021/1035 K. 10.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4881
KARAR NO : 2021/1035
KARAR TARİHİ : 10.02.2021

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Akhisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 22.02.2018 tarih ve 2017/287-2018/52 sayılı kararın Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı … vekili tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 08.02.2021 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalılardan … vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı aleyhine başlatılan icra takibine konu çekin altındaki imzanın kendilerine ait olmadığını bu nedenle kötüniyetli olarak davalıların dava konusu çeki takibe koyduklarını belirterek icra dosyasından borçlu olmadığının tespiti ile takibin ve çekin iptaline karar verilmesini, davalılar hakkında %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, dava konusu çekin süresinde ödenmemesi nedeniyle takibe konulduğunu, davacının aynı imza ile başka çekleri ödediğinden iddialarının gerçeğe aykırı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı … … vekili, dava konusu çekin önünde imzalanmadığından kesin bilgi sahibi olmadıklarını, davacı şirket tarafından daha önce ödenmiş çekler ve dava konusu çekler üzerinde imza incelemesi yapılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, Yargıtay bozma ilamında esasa ilişkin bir hususa yer verilmediğinden taraflarca kazanılmış hak hususu gözetilerek takibe konu çekin keşidecisine ait imzanın davacı şirket temsilcisi olan …’a ait olmadığı ve davalı …’ın son ciranta ve hamil olması nedeniyle kötüniyet tazminatının şartlarını taşımadığı gerekçesiyle davanın kabulüne ve senedin iptaline, davalı … aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmiştir.
Karar, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı … vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı … vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 3.050 TL vekalet ücretinin davalı …’dan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4.260,04 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı …’dan alınmasına, 10.02.2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Dava, 21.06.2013 keşide tarihli, keşidecisi davacı, lehtarı davalı …, hamili de diğer davalı olan 0979864 nolu çekteki yazı ve imzaların davacı şirket yetkilisine ait olmaması nedeniyle menfi tespit ve takibin iptali istemine ilişkindir.
Davalı … aşamalardaki savunmalarında, davacı şirket yetkilisi …’un 1943 doğumlu, yaşlı, hasta bir kadın olduğunu, şirket işlerinin avukat olan oğlu… tarafından yürütüldüğünü, dava konusu çek ile birlikte … nolu çekinde kendilerine verildiğini, bu çek bedelinin davacı tarafından ödendiğini, keza … nolu çekteki imzanın da …’a ait olmadığının Adli Tıp raporu ile belirlendiğini bildirerek …, … ve … nolu çeklerdeki imzaların karşılaştırılarak dava konusu çekteki imza ile diğer iki çekteki imzanın aynı kişiye ait olup olmadığının, yapılacak bu tespite göre davacı şirketin dava konusu çeki benimseyip benimsemediğinin araştırılması gerektiğini bildirmiştir.
Adli Tıp raporunda, dava konusu çek ile 0979864 ve … nolu çeklerdeki imzaların şirket yetkilisine ait olmadığı mütalaa edilmekle birlikte her üç çekteki imzanın aynı kişiye ait olup olmadığı konusunda bir değerlendirme yapılmamıştır.
Bu halde, delillerin eksiksiz toplanması suretiyle davalı …’ın savunmasında beyan ettiği üzere her üç çekteki imzaların karşılaştırılarak aynı kişiye ait olup olmadığı konusunda rapor alınmalı, alınacak rapor içeriğine göre davacı şirketin yetkisizi kişi tarafından imzalanan çekleri benimseyip benimsemediği karar yerinde tartışılmalıdır.
Açıklanan nedenle yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde onanmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.