Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/9263 E. 2020/14738 K. 08.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/9263
KARAR NO : 2020/14738
KARAR TARİHİ : 08.12.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, silahla kasten yaralama, trafik güvenliğini tehlikeye sokma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infazda nazara alınması mümkün görülmüştür.
1)Katılan sanık … hakkında silahla kasten yaralama ve mala zarar verme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelemesinde;
5271 sayılı CMK’nın 253/3. maddesinin 2. cümlesinin 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik ile aynı mağdura karşı işlenen suçlarla sınırlandırılması karşısında, sanığın uzlaşma kapsamında olmayan silahla kasten yaralama suçu ile uzlaşma kapsamında olan mala zarar verme suçlarının birlikte aynı mağdura karşı işlenmesi nedeniyle uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı anlaşılmakla tebliğnamdeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş, sanık hakkında mala zarar verme suçundan hüküm kurulurken, cezadan indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebeplere ilişkin 5237 sayılı TCK’nin 168. maddesinin, haksız tahrik nedeniyle cezada indirim yapılmasına ilişkin aynı Kanun’un 29/1 maddesinden sonra uygulanması gerektiğinin gözetilmeyerek 5237 sayılı TCK’nin 61. maddesine aykırı davranılması, sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,

2)Katılan sanık … hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve mala zarar venne suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelemesinde;
a) 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK.nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK.nın 151/1. maddesi kapsamındaki mala zarar verme suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
b)24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile düzenlenen 5271 sayılı CMK’nın 251. maddesindeki “Basit Yargılama Usulü”nün uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle 5271 sayılı CMK’na eklenen geçici 5/1-d maddesi ile “01.01.2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de;
Hükümden sonra, 19.08.2020 tarihli ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile yukarıda anılan geçici madde 5/1-d’de yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin aynı bentte yer alan, “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38.maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
Anayasa mahkemesi kararında, hükme bağlanmış dosyalarla ilgili iptale karar verilmemiş olsa da; hükme bağlanmış dosyalarla ilgili olarak kovuşturma evresinin kesinleşmeye kadar devam etmesi, ayrıca iptal kararının, CMK’nın 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olması nedeniyle, temyize konu ve CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren, TCK’nın 179. maddesinde düzenlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu yönünden, aynı Kanun’un 7. ve CMK’nın 251. maddeleri uyarınca yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 08.12.2020 gününde oybirliğiyle karar