Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2012/2973 E. 2012/7318 K. 12.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2973
KARAR NO : 2012/7318
KARAR TARİHİ : 12.04.2012

Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, yersiz ödenen aylıkların tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı uyarınca, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, taraflar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, taraflar vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dairemizin uyulan 16.12.2010 günlü bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama neticesinde, davaya konu 8.088,57 TL yersiz aylığın 01.01.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, faiz başlangıç tarihi, 5510 sayılı Yasanın 96. maddesinde öngörülen 3 aylık süre, aynı yasanın yürürlük tarihine (01.10.2008) ilave edilmek suretiyle elde edilmiş ise de; faiz başlangıç tarihinin saptanmasına yönelik bu yaklaşım yerinde değildir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 13.02.2011 tarihli ve 6111 sayılı Kanunun 44 üncü maddesiyle değişik 5510 sayılı Yasanın 96. maddesinin b bendi hükmü “…b) Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren yirmidört ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, yirmidört aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır…” düzenlemesini içermesi karşısında; dava dosyası içerisinde yer alan 21.03.2006 tarih ve 46277 no’lu ödeme yazısının, davalı sigortalıya 30.03.2006 tarihinde tebliğ edilmiş olması karşısında, anılan tebliğ tarihine, yasada öngörülen 24 aylık sürenin ilavesiyle bulunacak tarihin faiz başlangıcına esas alınması gerekirken, yazılı yöntemle ve yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, taraflar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 12.04.2012 günü oybirliği ile karar verildi.