Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2018/1754 E. 2021/1715 K. 04.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/1754
KARAR NO : 2021/1715
KARAR TARİHİ : 04.02.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli yağmaya teşebbüs
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1- Yağma suçundan sanık … hakkında verilen beraat hükmüne yönelik o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, kararın dayandığı gerekçeye ve takdire göre, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun ve takdire dayalı bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
2-Yağma suçundan sanıklar …,… ve … hakkında verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik sanıklar …, … müdafileri ile … ve müdafiin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
08.03.2009 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 08.03.2012 olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilmesi olanaklı maddi hata olarak kabul edilmiş; birden fazla kişiyle yağma eylemini gerçekleştiren sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 149. maddesinin 1 fıkrasının (c) bendi ile de uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi; sanıklar … ve … ile el ve iş birliği içerisinde hareket eden sanık … hakkında yağma suçundan verilen mahkumiyet hükmünde 5237 sayılı TCK’nin 37/1. maddesi yerine, aynı Yasanın 39. maddesi ile uygulama yapılarak noksan ceza tayini; karşı temyiz olmadığından, anılan hususlar bozma nedeni yapılmamış; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile 15.04.2020 gün ve 13100 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde yapılan değişikliğin uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hâkimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanıklar …, … ve … tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve Yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazlarıda yerinde görülmemiştir.
Ancak; T.C. Anayasası’nın 90. maddesinin son fıkrası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/3-c maddesi ışığında, 5271 sayılı CMK’nin 150, 234 ve 239. maddeleri ile 5320 sayılı Yasanın 13. maddesine dayanılarak hazırlanan, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 8. maddesi gereğince, sanıklar için baro tarafından görevlendirilen zorunlu savunmanın ücretlerinin sanıklardan alınmasına hükmedilemeyeceği, bu ücretlerin Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla ayrılan ödenekten karşılanacağı gözetilmeden, yazılı şekilde zorunlu savunman ücretinin sanıktan alınmasına hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve müdafi ile sanıklar … ve … müdafilerinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkralarının yargılama giderleri ile ilgili kısmından sanık … ve … için 146.00 tl, sanık … için 533.00 TL zorunlu savunman ücretine ilişkin bölümler çıkartılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04.02.2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.