Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2019/9050 E. 2020/6856 K. 08.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/9050
KARAR NO : 2020/6856
KARAR TARİHİ : 08.12.2020

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : TCK’nın 89/4, 22/3, 62, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri uyarınca mahkumiyet

Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre;
Olay günü, gece vakti aydınlatmalı, meskun mahal dışı bölünmüş asfalt Devlet karayolunda sanığın sevk ve idaresindeki kamyonet ile ışık kontrollü dönel kavşakta sola dönüş yaptığı sırada karşı istikametten gelerek düz seyreden katılanların bulunduğu otomobil ile çarpışmaları neticesinde iki katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralanması ile sonuçlanan olayda, her ne kadar olay sonrası tutulan kaza tespit tutanağında ve katılan beyanlarında sanığın kırmızı ışık ihlali yapmış olduğu belirtilse de, olay anına dair kamera kaydı bulunmadığı, kırmızı ışık ihlalini tespite yönelik tarafsız tanık veya sinyalizasyon bilgilerinin dosya kapsamında yer almadığı anlaşılmakla, sanığın “…. karayolu Kipaş kavşağına geldiğimde otoban gişelerine doğru döndüğüm sırada Kahramanmaşar ili istikametinden gelen 44 LV 334 plakalı araç benim aracıma aniden çarptı. Kavşakta geçiş üstünlüğü bana aitti. Bana kavşakta yeşil ışık yanıyordu” şeklindeki savunması, tanık…’un sanığın yeşil ışıkta geçtiğine dair beyanı ve sanığın gerek soruşturma gerekse kovuşturma aşamasında kırmızı ışık ihlali yapmadığına dair istikrarlı beyanları karşısında, sanığın kırmızı ışıkta kavşaktan geçiş yaptığı hususunda şüphe bulunduğu, şüpheden de sanığın yararlanması gerektiği gözetilmeden, hakkında bilinçli taksir hükümleri uygulanmak suretiyle, sanık hakkında fazla ceza tayini;
Kabul ve uygulamaya göre de;
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.03.2020 tarihli ve 2018/12-399 Esas-2020/154 Karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1. maddesinin (f) bendinde yer alan ”failin kasta dayalı kusurunun ağırlığı” gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi;
2-Sanık hakkında hükmedilen kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında, adli para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle TCK’nın 52/3. maddesine aykırı hareket edilmesi;
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 08/12/2020 tarihinde oybirliğiyle ile karar verildi.