YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2566
KARAR NO : 2013/15400
KARAR TARİHİ : 11.09.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Elazığ 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.05.2012 tarih ve 2009/336-2012/203 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Elazığ 2. İcra Müdürlüğü’nün 2009/2253 esas sayılı takip dosyası kapsamında müvekkilinin borçlusu …’ın davalı banka nezdindeki hesapları üzerine haciz ve bloke işlemi tatbik edilmesinin talep edildiğini, bankanın birinci haciz ihbarnamesine verdiği cevapta … nolu hesabın bakiyesinin 3.400 TL olduğu ve hesap üzerindeki hacizlerden sonra gelmek üzere haciz şerhinin konulduğunun bildirildiğini, daha sonra dosyaya gelen evraklar taraflarınca kontrol edildiğinde hesap üzerindeki haczin kaldırıldığına dair yazının görüldüğünü, davalı bankaya yazılan sahte müzekkereye istinaden işlemin gerçekleştirildiğinin anlaşıldığını, borçluya ait hesaplar üzerindeki haciz sıra cetvelinde kendilerinden sonra gelen icra dosyasına haciz kaldırma işleminden sonra 25.141,50 TL intikal ettirildiğini, sahte müzekkere üzerindeki imzanın farklı olduğu rahatlıkla ayırt edilebilecekken bankanın objektif özen borcunu yerine getirmediğini, ayrıca BK’nın 55. maddesi uyarınca da kusursuz olarak sorumlu olduğunu ileri sürerek, davalı bankanın haksız eylemi sonucu uğranılan 25.141,50 TL zararın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin imza incelemesi yapma ya da icra müdürlüğünden telefonla teyit alma gibi bir yükümlülüğünün bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, bankaların objektif sorumluluklarının gereği gibi yerine getirilmemesi sonucu doğabilecek zararlardan ancak her türlü dikkat ve özeni göstermiş olsalar dahi zararın doğacağını ispat etmeleri halinde kurtulabilecekleri, haciz kaldırma yazısının icra takip dosyalarının önemli işlerinden olduğu, sahte imza atılarak düzenlenen yazının bu dosyanın alacaklısı ya da vekili olmayan bir kişi tarafından bankaya elden götürüldüğü, alınabilecek küçük tedbirlerle ve soruşturmayla yazının sahte olmadığı sürekli bu tür yazışmalarla muhatap olan banka görevlilerince tespit edilebileceğinden yazının iğfal kabiliyeti bulunmadığının kabul edilmesi gerektiği, davacının uğradığı zarardan bankanın sorumlu olduğu, davalı tarafından birinci haciz ihbarnamesine verilen cevapta borçlunun 3.400 TL mevduatının bulunduğu bildirildiğinden İİK’nın 89. maddesinin düzenlenme şekil ve amacına göre haczin ihbar edildiği tarihte zimmetinde bulunan bu miktar kadar sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 3.400 TL’nin 29.05.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 298,70 TL harcın temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 30,25 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 11.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.