YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/10521
KARAR NO : 2021/855
KARAR TARİHİ : 03.02.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili; müvekkilinin … ili, Merkez ilçesi, 463 parsel sayılı 30.000 m2’lik taşınmazın ½ maliki olduğunu, ortasından geçirilen duble yol nedeniyle de davalı İdare tarafından taşınmaza elatıldığını, 03.06.2013 tarihinde … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/215 Esas sayılı dosyası ile kamulaştırmasız elatma nedeniyle taşınmaz bedelinin ödenmesi için dava açıldığını belirterek, davalının haksız müdahalesi nedeniyle 03.06.2009-03.06.2013 tarihleri arası dönem için 4 yıllık ecrimisil alacağını talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili; dava konusu taşınmazın 7400 m2’lik kısmının yol yapılmak suretiyle 23.10.1979 tarihli ve 1979/253 sayılı kamu yararı kararı ile kamulaştırıldığını, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 38.maddesi ile öngörülen 20 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu, bu nedenle Kurumun kazanmış olduğu mülkiyet hakkının korunması gerektiğini belirterek, açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu taşınmaz üzerinde yapılan toplulaştırma işleminin sonuçlandığı ve tapuya tescilinin yapıldığı, toplulaştırma sonucu davacıya … Merkez … Köyünde kain 147 ada 8 no’lu parselin verildiği, davacı vekilinin 20.04.2016 tarihindeki duruşmadaki beyanına göre de, davacıya ait yeni verilen tapulu taşınmaza herhangi bir müdahalenin olmadığı belirtilerek, davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava, ecrimisil istemine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan delillerden; davacının, dava konusu 463 parsel sayılı 30.000 m2’lik taşınmazın 1/2 hissesine 06.01.2009 tarihinde dava dışı …’tan satın alarak malik olduğu, davalı Kurum tarafından taşınmazın 7.400 m2’lik kısmının …-…-… yol çalışmaları ve emniyet sahası temini için 23.10.1979 tarih ve 1979/253 karar sayısı ile alınmış olan kamu yararı kararına istinaden kamulaştırmaya tabi tutulduğu, kamulaştırma kararının o zamanki malikler … ve …’ya noter vasıtasıyla tebliğe çıkartıldığı ve malikler … ve …’ya 17.04.1980 tarihinde tebliğ edildiğine ilişkin şerh düşüldüğü, ancak …’nün 1974, …’nin ise 1971 yılında vefat ettiği, buna göre tebliğ tarihinde ölü olan adı geçen maliklere yapıldığı belirtilen tebligatın geçersiz olduğu ve ortada usulüne uygun bir kamulaştırma işlemi olmadığı anlaşılmaktadır. Öte yandan dosya içerisindeki 15.12.2014 tarihli fen bilirkişisi …’e ait rapora göre; 463 parsel sayılı taşınmazın ortasından, krokide B harfi ile gösterilen 5.790, 27 m2 alanlı yol geçtiği ve davalı Kurum tarafından anılan parsele el atıldığı sabittir. Yine … Tapu Müdürlüğünün 12.05.2016 tarihli yazısı ve eki tapu kayıtlarından; dava konusu taşınmazın toplulaştırma nedeniyle 147/8 ve 148/7 parsellere gittiği ve davacıya tam malik olarak 15.252,68 m2’lik (daha önceki pay oranını karşılayacak şekilde) 147 ada 8 parselin 09.02.2015 tarihinde tescil edilerek verildiği görülmektedir.
Hal böyle olunca; her ne kadar Mahkemece, davalı İdarenin toplulaştırma sonucu davacıya verilen 147 ada 8 parsele herhangi bir müdahalesi olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de; toplulaştırmanın 2015 yılında yapılmış olması, ecrimisil talebinin ise bu tarihten önceki 03.06.2009-03.06.2013 dönemini kapsaması, bu dönemlerde de davalı … Müdürlüğünün davacının ½ hisse ile malik olduğu 463 sayılı parsele haksız müdahalesinin sabit olduğu göz önüne alındığında, anılan dönemlere ilişkin ecrimisil hesap edilip karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, tarafların temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 Sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 388/4. ve 440/1. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 03.02.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi