Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2018/4027 E. 2020/7681 K. 24.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/4027
KARAR NO : 2020/7681
KARAR TARİHİ : 24.12.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat

Sanık hakkında suça konu Arapça yazılı sözleşmeyi katılan adına sahte imza ile düzenleyerek özel belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesi’nin 04/06/2014 ve 11/02/2015 günlü raporlarında suça konu belgedeki imzanın katılan eli ürünü olduğunun belirtilmesine karşın, dosyada mevcut 15/03/2013 tarihli bilirkişi … tarafından düzenlenen raporda belgenin sağ alt tarafında bulunan Arapça isim yazısı ve katılan … adına atfen atılı imzanın mevcut mukayese imza ve yazılarına kıyasla katılanın eli ürünü olmadığı, 01/09/2014 tarihli … tarafından düzenlenen raporda adına atfen atılan imzanın katılanın eli ürünü olmadığı, soruşturma aşamasında temin edilen bilirkişi … tarafından düzenlenen raporda Arapça yazılı sözleşmenin sağ alt kısmında katılan … adına atfen atılı imza ile katılanın mukayese imzaları arasında yapılan karşılaştırma neticesinde imzanın genel şekli itibarıyla benzerlik görülmüş, bazı yönlerden de fark tespit edilmiş olup imzanın katılan elinden çıkmadığına dair kanaat oluşmuş ise de, inceleme konusu imzanın Arap kökenli bir kişiye ait olması, ülkemizde yapılan grafolojik incelemelerin Latin alfabesine dayalı incelemeler olması, inceleme konusu imzanın üzerinde Arapça/Farsça yazının da aidiyetinin grafolojik olarak araştırılarak imza ile birlikte değerlendirilmesi neticesinde oluşan kanaatin kesin bir kanaat olacağı görüşünün belirtilmesi karşısında; dosyada bulunan ve birbiri ile zıt tespitler içeren raporlardan hangisine neden üstünlük tanındığının gerekçeli kararda tartışılması, ceza yargılamasının amacının hiçbir duraksamaya ve kuşkuya yer bırakmayacak biçimde maddi gerçeğin saptanması olduğu dikkate alınarak, raporlar arasındaki aykırılığın giderilmesi bakımından içlerinde Arapça/Farsça konusunda uzmanda olan ve yeniden oluşturularacak üç kişilik uzman bilirkişi heyetinden katılan isim yazısı ve katılan imzasının aidiyetine ilişkin rapor alınarak çelişkinin giderilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken şüpheden sanık yararlanır şeklindeki yetersiz gerekçeyle eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 24.12.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.