YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/27645
KARAR NO : 2020/11383
KARAR TARİHİ : 12.10.2020
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin 18/04/2007-31/10/2009 tarihleri arasında kalıpçı ustası, 17/02/2011-17/05/2013 tarihleri arasında formen ve beton takipçisi olarak çalıştığını, iş akdinin davalı tarafından haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini, müvekkile kıdem ve ihbar tazminatlarının ödenmediğini, davacının aylık ücretinin net 1.800,00 TL olduğunu, 3 öğün yemek ihtiyacının davalı işveren tarafından karşılandığını, davacının haftanın 7 günü 08:00-18:00 saatleri arasında ve en az 4 gün saat 22:00-23:00’a kadar çalıştığını, davalı tarafça sadece saat 18:00’den sonraki çalışmalar için, fazla çalışılan her bir saate 1 saat ücret ödendiğini, bunun dışında fazla mesai ücreti ödenmediğini, davacının haftanın 7 günü çalışmasına rağmen hafta tatili ücreti ödenmediğini, davacıya yıllık izinleri kullandırılmadığı gibi ücretinin de ödenmediğini, davacının milli bayram ve genel tatillerin tamamında çalışmasına rağmen bu çalışmanın ücretinin de ödenmediğini, davacının dini bayramların arefe günlerinde çalıştığını, dini bayramlarda ücretsiz izin kullandığını, davacıya son 5 ay hariç asgari geçim indirimi ücretinin ödenmediğini, davalı şirkete yasal haklarının ödenmesi için ihtar çekildiğini ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını beyan ederek; dava dilekçesinde belirtilen kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai alacağı, hafta tatili ücreti alacağı, milli, dini bayram ve genel tatil ücreti, yıllık ücretli izin alacağı ve asgari geçim indirimi alacağı toplamı 33.900,00 TL’nin, kıdem tazminatı için iş akdinin fesih tarihinden ve diğer alacaklar için ihtar tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davanın … İnşaat ve … İnşaata ihbarını talep ettiklerini, davacının 01/10/2012- 17/05/2013 tarihleri arasında müvekkil firmada çalıştığını, 01/10/2012 tarihinden önce müvekkil firmanın işçisi olmadığını, bu tarihten önceki taleplerini bağlı bulunduğu şirketlere yönlendirmesi gerektiğini, sözleşmenin belirli süreli olduğunu ve süre sonunda işçinin sözleşmesinin sona erdiğini, aksinin kabulü halinde de çalışma süresi 1 yılı doldurmadığından kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanılamayacağını, davacının çalıştığı dönem içinde mevcut ise fazla mesai, hafta tatili, yıllık izin, ulusal bayram ve genel tatil, asgari geçim indirimi ücretlerinin ödendiğini, müvekkil firmanın işçisi olarak çalışmadığı dönemler için bu alacak kalemlerine dair müvekkilin ibra edildiğini, davacının müvekkil firmada aylık değil günlük 55,00 TL bedelle çalıştığını beyan ederek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda karar verilmiş olmasına göre; tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı ve hafta tatilinde çalışıp çalışmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Aynı kurallar hafta tatili alacağı için de geçerlidir.
Somut olayda; davacı dava dilekçesinde haftanın 7 günü 08:00-18:00 saatleri arasında ve en az 4 gün saat 22:00-23:00’a kadar çalıştığını, davalı tarafça sadece 18:00’den sonraki çalışmalar için, fazla çalışılan her bir saate 1 saat ücret ödendiğini, bunun dışında fazla mesai ücreti ödenmediğini iddia etmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan fazla mesai hesabının denetime elverişli olmadığı anlaşılmıştır. Şöyle ki,davacının beyanına göre saat 18:00’dan sonraki çalışmalar için fazla çalışılan her bir saate 1 saat ücret ödendiğini, bunun dışında fazla mesai ücreti ödenmediği iddia edilmiştir. Dosya kapsamı ve tanık beyanlarına göre bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada davacının haftanın 4 günü 22:00’a kadar olmak üzere 6 gün 08:00-18:00 saatleri arasında çalışma yaptığının tespiti doğru ise de,saat 18:00‘dan sonraki çalışmalarında fazla çalışma ücretinin zamlı kısmının ödenmediğine yönelik beyanının dikkate alınıp alınmadığı hususu anlaşılamamış ve buna ilişkin denetim yapılamamıştır. Diğer yönden taraflar arasında imzalanan sözleşmede ödenen ücretin içinde fazla mesai ücreti olduğu düzenlenmiş olup bu husus bilirkişi raporundaki değerlendirme kısmında belirtilmiş ancak yapılan hesaplamada dikkate alınmamıştır. Bu hali ile hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece yapılması gereken yukarıda belirtilen hususlar gözetilmek sureti ile yeni bir bilirkişi raporu alınarak hüküm kurulmasıdır.
3-Davacı dava dilekçesinde kıdem tazminatı dışındaki alacaklara ihtar tarihinden itibaren faiz yürütülmesini talep etmiştir.
Mahkemece ihbar tazminatı, fazla mesai alacağı, hafta tatili alacağı, yıllık izin ücreti ve asgari geçim indirimine temerrüt tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerekirken iş bu alacaklara dava tarihi ve ıslah tarihi ayrımı yapmak üzere ayrı ayrı faize hükmedilmesi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 12/10/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.