Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/11265 E. 2021/1137 K. 10.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/11265
KARAR NO : 2021/1137
KARAR TARİHİ : 10.02.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Zayi Belgesi Verilmesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Davacı… Yardımlaşma ve Dayanışma Derneğini temsilen dernek başkanı; derneklerine ait karar defterinin kaybolduğunu belirterek defter için zayi belgesi verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, Dernek temsilcisinin 02.04.2015 tarihli duruşmaya katılmadığı, herhangi bir mazeret bildirmediği ve 3 aylık yasal süre içerisinde de dosyayı yenilemediği belirtilerek davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm davacı Derneği temsilen başkan tarafından temyiz edilmiştir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 12. maddesine göre; hükmi şahıslara tebligat salahiyetli mümessillerine, bunlar birden fazla ise yalnız birine yapılır. Aynı Kanun’un 13. maddesine göre de; tebliğ yapılacak bu kişiler, herhangi bir sebeple mutat iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde, tebliğ orada hazır bulunan memur ve müstahdemlerinden birine yapılır. Tebligat Yönetmeliği’nin 21. maddesinde de; tüzel kişi adına, tebligatı kabul edecek kişi herhangi bir sebeple mutat iş saatlerinde bulunmadığı veya o sırada evrakı bizzat alamayacak durumda olduğu takdirde tebliğin, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılacağı, kendisine tebliğ yapılacak memur veya müstahdemin, tüzel kişinin o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde vazife itibariyle tüzel kişinin yetkilisinden sonra gelen kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu kabil işlerle vazifelendirilmiş biri olması lazım geldiği, bunların da bulunmadığı tebliğ mazbatasında tespit edilmek şartıyla, o yerdeki diğer memur veya müstahdemlerinden birine yapılacağı hüküm altına alınmıştır. Yine Tebligat Kanunu’nun 21/1.maddesi uyarınca; hükmi şahsın yetkili temsilcisinin veya memur ve müstahdemlerinin gösterilen adreste bulunmaması durumunda, muhatap lehinde olan araştırmalar yapılarak tebligatın kendisine ulaşması ve bilgilendirme işlemlerinin yerine getirilmesi, muhatabın gösterilen adresten sürekli olarak ayrılması ve yeni adresinin de tebliğ memurunca tespit edilememesi durumunda, tebliğ evrakının tebligatı çıkaran merciye gönderilmesi gerekir.
Somut olayda; davacı hükmi şahıs adına çıkarılan duruşma gününü bildirir tebligatın, adresin geçici olarak kapalı olduğu gerekçesiyle iade edildiği, az evvel belirtmiş olduğumuz kurallar çerçevesinde değerlendirildiğinde bu iadenin usulsüz olduğu anlaşılmakla, Mahkemece aynı adrese yeniden tebligat çıkarılması ve davacının duruşmadan haberdar edilmesi gerekirken, Dernek temsilcisinin duruşmaya katılmadığı gerekçesiyle dosyanın işlemden kaldırılması ve yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Davacı Dernek temsilcisinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde iadesine 10.02.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.