YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1635
KARAR NO : 2010/6634
KARAR TARİHİ : 02.06.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, akde aykırılık nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulü ile davalının kiralanandan tahliyesine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının kiralananda 20.01.2003 başlangıç tarihli sözleşme ile kiracı olup kiralayanın muvafakatı dışında akde aykırı olarak ruhsatsız yapılar yaptığını, ihtara rağmen akde aykırılığın giderilmediğini ileri sürerek kiralananın tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, dava konusu kiralananın depo ve prefabrik bina yapımı ve teşhiri olarak kullanılacağının kararlaştırıldığını, yapıların prefabrik olduğunu, tüm yapıların kiralayanın muvafakatı ile yapıldığını, akde aykırılığın giderilmesi için gönderilen ihtar ile verilen sürenin yeterli olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Borçlar Kanunu’nun 256. maddesi hükmü uyarınca kiracı kiralananı kira süresi boyunca tam bir ihtimam dairesinde kullanmak zorundadır. Anılan madde hükmü gereğince akde aykırılıktan dolayı kiracının tahliyesine karar verilebilmesi için kiracıya akde aykırı davranışa son vermesi hususunda kiralayan tarafından süreli ihtar tebliğ ettirilmesi ve tanınan bu süre içinde de akde aykırılığın giderilmemiş olması gerekir. Kiralananın açıktan fena kullanılması durumunda akde aykırılığın giderilmesi amacıyla kiracıya ihtar gönderilmesine gerek yoktur.
Olayımıza gelince; davada dayanılan ve hükme esas alınan 20.01.2003 başlangıç tarihli ve on beş yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kiralanan 750 m2 depo ve 11.000 m2 boş tarla olarak davalı şirkete demir çelik deposu ve prefabrik bina yapımı ve teşhiri olarak kullanılmak üzere kiralanmıştır. Davacı, davalının kiralananda sözleşmeye ve ruhsata aykırı binalar yaptığını ileri sürerek keşide ettiği ihtarnameyi takiben akde aykırılık hukuki sebebine dayalı olarak tahliye davası açmış, davalıya bu konuda keşide ettiği 25.08.2008 keşide ve 26.08.2008 tebliğ tarihli ihtarında akde aykırılığı gidermesi için on beş günlük süre tanımıştır. Yargılamada alınan bilirkişi raporunda ise taşınmazda bulunan atölyeler,barakalar ve saha betonunun kırılıp sahadan kaldırılması için altı aylık süreye ihtiyaç olduğu belirtilmiştir. Davacı bilirkişi raporuna itiraz etmiş olup itiraz edilen hususlarda yeniden inceleme yapılmamıştır. Bu
durumda mahkemece, akde aykırılık teşkil eden yapıların hangileri olduğu, bu yapılar bakımından akde aykırlığın giderilmesi için ne kadar süreye ihtiyaç duyulacağı, kiralananın ne için kullanılacağı da gözetilmek suretiyle konusunda uzman bilirkişiler aracılığıyla yeniden ayrıntılı rapor alınarak oluşan sonuca göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmediği gibi kiralayanın vekilinin zımni muvafakatının kiralayan bakımından bağlayıcı olmayacağı gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi de doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 2.6.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.