YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/999
KARAR NO : 2021/2293
KARAR TARİHİ : 02.03.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Keşif sonucu alınan bilirkişi raporunda tazminata yer olmadığının belirtilmiş olması karşısında katılan kurumun zararının karşılanmamış olduğu gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin diğer koşullar tartışılmaksızın sanık hakkında CMK’nin 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2-Suç tarihinde 65 yaşını doldurmuş olan ve engel adli sicil kaydı bulunmayan sanık hakkındaki kısa süreli hapis cezası seçenek yaptırıma çevrilirken, TCK’nun 50/3. maddesi uyarınca uygulama yapılması gerekirken, doğrudan TCK’nun 50/1-a maddesi uyarınca uygulama yapılması,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde vekalet ücreti, maktu ve nispi olmak üzere belirlenmiştir.
Maktu vekalet ücreti, davanın konusunun para olmadığı veya para ile ölçülemediği hallerde belirlenen ücret, nispi vekalet ücret ise davanın konusunun para olması veya para ile ölçülebilir olması halinde bu değer üzerinden belirlenen ücrettir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nda 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 365/2. maddesinin aksine ceza davalarında şahsi hak talebi halinde mahkemece bu hususta da karar verilmesi gerektiği yolunda bir düzenleme bulunmaması ve 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 112, 113 ve 114. maddeleri hükümleri karşısında; davada kendisini vekille temsil ettiren katılan idare lehine hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maktu vekalet ücretine hükmedilmesi ile yetinilmesi gerekirken ayrıca nispi vekalet ücretine de hükmedilmesi,
4- Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin ”03.12.2010” yerine ”12.03.2010” olarak ; suçun ise ” işgal ve faydalanma ” yerine ” yapacak nitelikte emval veren ağaç kesme” olarak yazılması,
Kanuna aykırı ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, tebliğnameye aykırı olarak 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 02/03/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.