Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2017/11326 E. 2019/4185 K. 16.04.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/11326
KARAR NO : 2019/4185
KARAR TARİHİ : 16.04.2019

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın kısmen kabulüne dair kararın davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 22.12.2016 tarihli ve 2014/27731 Esas, 2016/17386 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Davacı üçüncü kişi vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı üçüncü kişi vekili; borçlu aleyhine yapılan takipte müvekkili bankada borçlu adına bulunan tüm hesaplar üzerine rehin, takas, mahsup, hapis hakkından sonra hüküm ifade etmek üzere haciz konulduğunu, borçlu hesabı üzerinde banka alacağının öncelikli olduğunu, bu nedenle istihkak iddialarının kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili; üçüncü kişi tarafından açılan davanın hesaptaki paranın borçluya ait olması nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; dosya üzerinden alınan bilirkişi raporu uyarınca davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dairemizin 22.12.2016 tarihli ve 2014/27731 Esas, 2016/17386 Karar sayılı ilamı ile hükmün onanmasına karar verilmiş, davacı üçüncü kişi vekili tarafından karar düzeltme isteğinde bulunulmuştur.
Dava, üçüncü kişinin İİK’ nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
5941 Sayılı Çek Kanunu’nun 3. maddesi uyarınca muhatap banka, süresinde ibraz edilen çekin karşılığının bulunmaması halinde yasal sorumluluk miktarına kadar ödeme yapmakla, kısmen karşılığının bulunması halinde, ise kalan meblağı tamamlamakla yükümlüdür.Aynı maddede ödeme yükümlülüğü ile ilgili hususun hesap sahibi ile muhatap banka arasında çek defterinin teslimi sırasında yapılmış olan dönülemeyecek bir kredi sözleşmesi hükmünde olduğu açıklanmıştır.
Davacı bankanın, çekle işleyecek hesap açarken ve çek karnesi verirken, gerekli basiret ve itinayı göstermek zorunda olduğu da gözetilerek, haciz tarihi itibariyle davacı bankanın takip borçlusuna verdiği, ibraz edilen, ancak karşılıksız kalan çekler ile bankanın yasal sorumluluk miktarı kadar riski bulunduğundan, ibraz edilmeyen çeklerden kaynaklanan tüm riskinin- banka kayıtları üzerinde uzman bilirkişi aracılığıyla ayrıntılı şekilde inceleme yaptırılmak suretiyle- tespiti ile oluşan sonuca göre bir karar verilmesi gerekir. Mahkemece ibraz edilmeyen çekler yönünden hesaplama yapılmaksızın düzenlenen bilirkişi raporunun hükme esas alınması doğru olmadığından hükmün bozulması gerekirken onandığı anlaşıldığından, yukarda açıklanan sebeplerle onama kararının kaldırılarak hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Davacı üçüncü kişi vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile; Dairemizin 22.12.2016 tarihli ve 2014/27731 Esas, 2016/17386 Karar sayılı onama kararının kaldırılmasına, hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle İİK’nin 366 ve 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 16.04.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.