Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/4141 E. 2021/1934 K. 03.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4141
KARAR NO : 2021/1934
KARAR TARİHİ : 03.03.2021

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15.02.2018 gün ve 2015/357 E. – 2018/225 K. sayılı kararı bozan Daire’nin 04.11.2019 gün ve 2018/2863 E. – 2019/4975 K. sayılı kararı aleyhinde davalılar vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davacı hakkındaki icra takibine konu 2 adet bononun gerçeğe aykırı şekilde düzenlendiğini, lehtar olarak görünen… Çelik Ltd. Şti.’nin bonoların tanzim tarihinden 6 ay sonra kurulduğunu, davalı …’ın hem keşideciyi hem de lehtarı temsil edemeyeceğini, bononun hamili olarak görünen ve akraba olan …’nin de iyiniyetli yetkili hamil olamayacağını belirterek, bonolardan dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, damadı olan davacının inşaat ve taahhüt işlerini kendisi adına takip ettiğini, ancak ona olan güvenini suistimal ederek kendisini dolandırdığını, durumu fark etmesi üzerine diğer davalıya bilgi verdiğini, bunun üzerine …’nin ortaklık kurulması amacıyla verdiği parayı damadı olan davacıdan istediğini, davacının gönderdiği bonolarda imza kısmının kendisinin verdiği geniş kapsamlı vekaletnameye dayalı ve davacının rızası ile vekaleten imzalandığını savunarak davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili, bonoda “nakden” ifadesinin bulunması nedeniyle ispat yükünün davacıda olduğunu, davalının davacı ile diğer davalının yaptığı işlere ortak olmak amacıyla bir miktar para verdiğini, ancak daha sonra ortaklıktan vazgeçilmesi üzerine diğer davalı …’ın dava konusu 2 adet bonoyu düzenleyerek davalıya verdiğini, davacı ile diğer davalı arasındaki vekalet ilişkisinden kaynaklanan sorunların davalıyı ilgilendirmediğini, bononun tanzim tarihinin gerçeği yansıtmamasının bononun geçerliliğini etkilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davalılar hakkında Gaziantep 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen dava sonucunda, sanık olan davalılar hakkında verilen beraat kararının Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiği, davalı …’ın vekaletname kapsamında dava konusu bonoları imzaladığı, kural olarak çifte temsile engel bir durumun olmadığı, davalı …’nin iyiniyetli olmadığı hususunun ispatlanamadığı ve iyiniyetli kabul edildiği gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine kararın Kapatılan 19. Hukuk Dairesi’nce bozulmasına karar verilmiştir.
Bu kez davalılar vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekillerinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekillerinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 10,30 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 520,95 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalılardan ayrı ayrı alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 03.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.