Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/1818 E. 2021/1874 K. 02.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1818
KARAR NO : 2021/1874
KARAR TARİHİ : 02.03.2021

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Bayburt Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 24.10.2019 tarih ve 2019/208 E. – 2019/631 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin asıl davada davalılar vekili ile birleşen 2010/131 esas sayılı davada davalı … mirasçıları tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı … A.Ş. vekili asıl davada, davalıların borçlusu ve kefili oldukları ticari işlek kredisi kapsamındaki borcun ödenmediğini ileri sürerek, 220.626,03 TL alacağının temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Davacı … A.Ş. vekili birleşen 2010/131 Esas sayılı davada, davalıların borçlusu ve kefili olduğu ticari işlek kredi sözleşmesine dayalı borcun ödenmediğini ileri sürerek, 212.888,09 TL’nin davalılardan temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, davanın reddi ile % 40 tazminatın tahsilini istemiştir.
Davacı … vekili birleşen 2010/139 sayılı davada, davacının, davalı bankanın 2006 – 2007 yılından itibaren müşterisi olduğunu, kredi kullanmak için bankanın istemi üzerine çek ve senetleri ibraz ettiğini, bu çek ve senetler tahsil edildiği halde davacıya kredi kullandırılmadığını, banka müdürü tarafından “onay gelmedi” denilerek davacının oyalandığını, daha sonra davalı bankanın davacının izni ve bilgisi dışında kredi kullanıldığını, bu kredilere ilişkin davacının hiçbir dekont yada sözleşmede imzasının ve onayının olmadığını, davalı bankanın davacının ibraz ettiği çek ve senetlerden 70.500.-TL’yi tahsil ederek kullandığını, tahsil edilen bu bedelin ve bankanın elinde bulunan diğer çek ve senetlerin istendiğinde banka müdürünün açığa alınmış olması nedeniyle bu isteğinin yerine getirilmediğinin bildirildiğini ileri sürerek davacının davalı bankaya 170.000.-TL borçlu olmadığının tespitine, davalı bankanın alacağın %40 oranında tazminata mahkum edilmesine, 70.500.-TL alacağın tahsil edildiği tarihten itibaren en yüksek ticari kredi faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, davacıya iade edilmeyen çek ve senetlerin iptaline veya aynen iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı banka vekili, davanın zamanaşımı ve esas yönünden reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya iddia, savunma, bilirkişi raporuna, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu olan, tarafların ikrarında bulunan ve dosya kapsamında yer alan iki adet Genel Kredi Taahhütnamesinde akti faiz oranı bölümleri boş bırakılmakla birlikte ilgili taahhütnamelerin “Faiz, Komisyon, Vergi, Fon ve Masraflar, Valör, Temerrüt Faizi ve Taahhüt Komisyonu, Hesap Özetleri” başlıklı 4-. maddesinin “V) Temerrüt Faizi ve Takip Komisyonu , a) Temerrüt Faiz Oranı :” başlıklı bendinde özetle; mütemerrit olma durumunda Banka tarafından Türk Lirası kredilere uygulanan en yüksek kredi faiz oranının 2 katı tutarında temerrüt faizi uygulayabileceğinin düzenlendiği, bu kapsamda asıl dava doyası kapsamında kullanılan krediye ilişkin Müşteri Hareketleri Listesinde faiz oranının %59 olduğunun belirtildiği, bunun iki katı tutarının %118 olduğu, 2010/131 E sayılı dosya kapsamında kullanılan kredilere ait geri ödeme planında aylık faiz oranının %2 yıllık faiz oranının %24 olduğu, iki katı oranında temerrüt faizinin %48 olacağı anlaşılmakla bozma ilamı kapsamında 2019/208 E sayılı asıl dava yönünden, davacı … A.Ş.’nin davasının kabulüne, taleple bağlı kalınarak 220.626,03 TL’nin davalılar …, …, …’dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu meblağın ana para tutarı 75.147,27 TL’sine dava tarihi olan 13/05/2010 tarihinden itibaren yıllık %118 temerrüt faizi yürütülmesine, birleşen 2010/131 E sayılı dosya yönünden davacı … A.Ş.’nin davasının kısmen kabulüyle, 172.152,46 TL’nin davalılar … ve …’dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu meblağın ana para tutarı 111.758,29 TL’ sine dava tarihi olan 13/05/2010 tarihinden itibaren yıllık %48 temerrüt faizi yürütülmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen 2010/139 E sayılı dosya yönünden, davacı …’nun ,asıl dava ile boçlu olduğu tespit edildiğinden, davalı … A.Ş.’ye yönelik menfi tespit davasının ve buna bağlı olarak bankaya ödendiği iddia edilen 70.500,00 TL’nin iadesine yönelik talebi ile bedelsizlik nedeniyle dava konusu çeklerin iptali ile iade taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl davada davalılar vekili ile birleşen davanın davalısı …’nun mirasçıları vekili temyiz etmişlerdir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl davada davalılar vekili ile birleşen davanın davalısı …’nun mirasçıları vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl davada davalılar vekili ile birleşen davanın davalısı …’nun mirasçıları vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 9.034,60 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl dava davalılarından, aşağıda yazılı bakiye 11.715,33 TL temyiz ilam harcının birleşen 2010/131 esas sayılı davada davalı … mirasçılarından alınmasına, 02.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.