Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/1378 E. 2021/1045 K. 10.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1378
KARAR NO : 2021/1045
KARAR TARİHİ : 10.02.2021

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27.03.2018 tarih ve 2016/259 E- 2018/68 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 24.01.2020 tarih ve 2018/1855 E- 2020/66 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı adına tescilli “Katlanır Otobüs İkram Servis Aracı” adlı … Y numaralı faydalı model belgesinin yenilik kriterini taşımadığını, faydalı model belgesine konu ürünün tescil öncesinde de bilinen ve kullanılan bir ürün olduğunu ileri sürerek faydalı model belgesinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, faydalı modelin yenilik kriterini taşıdığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, yenilik incelemesinde tekniğin bilinen durumuna ait dokümanların tek tek değerlendirilmesi neticesinde dava konusu … Y sayılı faydalı model belgesinin 1, 2, 7 ve 8 numaralı istemlerinin yenilik kriteri taşımadığı 3, 4, 5 ve 6 numaralı istemlerinin ise yeni olmadığının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalı adına tescilli …sayılı faydalı model belgesinin 1, 2, 7 ve 8 numaralı istemler yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekillerince istinaf isteminde bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi ile aynı gerekçe ile taraf vekillerinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,
10.02.2021 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ

Dava, yenilik hukuki sebebine dayalı olarak açılan faydalı model hükümsüzlüğü talebine ilişkin olup, İlk Derece Mahkemesince bilirkişi görüşü doğrultusunda davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuş, Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Başvurunun yapıldığı tarih ile davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan mülga 551 sayılı KHK’nın 154 ncü maddesine göre, KHK’nın 156 ncı maddesi (SMK m. 142/1) hükmüne göre yeni, 10 ncu maddesine (SMK m. 83/1) göre ise sanayiye uygulanabilen buluşlar, FM belgesi verilmek suretiyle korunur. Mülga KHK ve yürürlükteki SMK’nın anılan hükümlerinden anlaşıldığı üzere, FM’nin korunması için gerekli olan ilk şart yenilik, ikinci şart ise sanayiye uygulanabilirliktir.
Korumanın sağlanabilmesi için aranan yenilik; FM belgesi verilebilecek buluşun tekniğin bilinen durumuna dahil olmayan bir buluş olması halidir (mülga KHK m. 7/1; SMK m. 83/1). FM belgesine konu olan buluş başvuru tarihinden önce, Türkiye içinde veya dünyada herkesin ulaşabileceği şekilde yazılı olarak veya bir başka yolla açıklanmış veya yöresel veya ülke çapında kullanılmış ise, yeni değildir. Yenilik değerlendirmesinde varsa rüçhan hakkı tarihi veya başvuru tarihinden 12 ay önceki açıklama, yayın ve kullanma yenilik incelemesinde dikkate alınmamaktadır. (Mülga KHK m. 126/1; SMK m. 83). Bu hükümlerden anlaşıldığı üzere, açıklama tek başına yeniliği etkilememektedir. Açıklamanın herkesin ulaşabileceği şekilde olması gerekmektedir.
Diğer taraftan patent de olduğu gibi FM’nin korunmasında istemler önemlidir. Zira korumanın kapsamı istemlere göre belirlenmektedir. Tarifname ve resimler ise yalnız tamamlayıcı rol oynamaktadır. Belirtmek gerekirse istemlerin yorumunda tarifname ve resimler kullanılır (mülga KHK m. 159/1, 83/1, 42/1-c, 47 ve 162; SMK m. 89, 90/1-c, 92 ve 143).
Burada önemli olan bir husus ise, aynı zamanda başka bir hükümsüzlük sebebi olan buluşun yeterince açıklanmaması sorunudur. Zira, buluş konusu ilgili olduğu teknik alandaki bir uzmanın onu uygulamaya koyabilmesini mümkün kılacak yeterlikte, açık ve tam olarak tanımlanması gerekmektedir (mülga KHK m. 165; SMK m. 144, 92).
Bu hükümlerden hareketle belirtmek gerekirse, yenilik değerlendirilmesine referans alınacak belge/belgeler, FM’in istemleriyle karşılaştırma yapılmasını sağlayacak şekilde teknik açıklama ve/veya teknik çizim içermesi gerekmektedir. Referans olarak dayanılan resim görselleri ancak karşılaştırmada destekleyici rol oynayabilir. Bir başka ifade ile yeniliği etkileyecek herhangi bir belgeden hareketle, o alandaki uzman kişi FM’ye, yani buluşa ulaşabilmelidir. Eğer, referans alınan bir belgeden hareketle o alandaki uzman kişi buluşa ulaşamıyorsa, söz konusu belge ya hiç açıklama içermemektedir ya da açıklamalar yeterli değildir.
Bu durumda, yenilik incelemesinde referans alınan herhangi bir belgenin yayın tarihi kesin olarak saptansa bile karşılaştırmaya esas alınması tek başına yeterli olamaz. Yayın tarihi kesin olarak saptanan bir belge yenilik değerlendirilmesine esas alınması için, ilgili alanda uzman bir kişinin onu uygulamaya koyabilecek ölçüde açıklama/teknik bilgi içermesi gerekmektedir. Referans alınan belgenin içermesi gereken teknik bilgilerde buluşun özellikleriyle ilgili olmalıdır (KÖKER, A. Rıza/YALÇINER, Gürşad, Uzman Gözüyle Patent ve Faydalı Modelden Kaynaklanan Uyuşmazlıklar, Adalet, Ankara, 2020, s. 156 vd.).
Belirtilmesi gereken bir husus ise, internetten elde edilen herhangi bir belgenin yayınlandığı tarihin belirlenmesi sorunudur. Hükme esas alınan raporda da belirtildiği üzere, güvenilir sitelerde kullanıcıların veya üçüncü kişilerin müdahale edemeyeceği şekilde yayının yapıldığı tarihi (zaman mührünü) otomatik olarak atmaktadır. Durum böyle olmakla birlikte, ilk yayının yapılmasından sonra içeriğin değiştirilmesi mümkün olabilmektedir. O nedenle, karşılaştırmada yayının ilk içeriğinin ne olduğunu gösteren ikinci bir kanıt aranmalıdır. Zira yayının alındığı tarihteki içeriğin ilk yayın içeriğiyle aynı olması gerekmektedir (KÖKER/YALÇINER, s. 159).
Özetlemek gerekirse, yenilik değerlendirilmesinde yapılacak olan karşılaştırma, tekniğin bilinen durumundaki referanslar ile buluşun karşılaştırılmasını kapsamaktadır. Burada, referanslarda açıklanan teknik bilgiler ile buluşun istemleri rol oynayacaktır. Karşılaştırmada referansta yer alan açıklamaların FM’nin yeniliğini ortadan kaldırabilmesi için o alanda ki uzman kişinin o açıklamayı kullanarak FM’ye ulaşması gerekmektedir. Bu ancak referansın teknik açıklama içermesi ile mümkün olabilir. Öyleyse, üzerinde herhangi bir teknik bilgi barındırmayan belgeler ile yeterli teknik bilgi barındırmayan belgelerin ve de tarihi kesin olarak saptanamayan belgeler ile içeriği değiştirmeye müsait olan belgeler yenilik değerlendirilmesinde dikkate alınmamalıdır. Bir belgenin yayınlandığı tarihin ve belge içeriğinin değiştirilmediği yönünde ki ispat yükü, o belgeye delil olarak dayananın üzerindedir.
Bu açıklamalardan sonra dava konusu olaya gelindiğinde, davacı tarafın delil olarak dayandığı Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanlığı Kitapçığının yayını 2008, internet içeriğinin yayını ise 2011 tarihli olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte internetten ulaşılan görselin yayının ilk hali olup olmadığı hususu ile söz konusu kitapçığın herkesin ulaşabileceği bir kitap olup olmadığı hususu tespit edilmemiştir. Kitapçığa herkesin ulaşabileceği yayın olduğu, internetten elde edilen görselin de yayının ilk hali olduğu tespit edilmiş olsa bile, internetten elde edilen görsel hiçbir teknik açıklama içermemekte, kitapçıktaki görsel açıklaması ise yeterli bir açıklama değildir. Bu durumda söz konusu görsellerin yenilik değerlendirilmesine referans alınmaları doğru olmamıştır. O nedenle Mahkeme kararının bozulması gerektiği görüşünde olduğumdan, onama yönündeki sayın çoğunluğun görüşene katılmamaktayım.