Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/501 E. 2013/18183 K. 11.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/501
KARAR NO : 2013/18183
KARAR TARİHİ : 11.10.2013

MAHKEMESİ : 3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.09.2012 tarih ve 2010/126-2012/208 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının SOBE ibareli markası bulunduğunu, tescilden sonra ciddi olarak markayı kullanmadığını ileri sürerek, 2002/13840 nolu markanın kullanılmama nedeniyle hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, markayı kesintisiz olarak kullandıklarını, davacının iddialarının yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, sobe.gen.tr alan adına ilişkin faturaların aidat ücretine ilişkin olduğu, markanın kulanıldığını göstermeyeceği, davalının markasını kullandığını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 556 Sayılı KHK’nin 14. maddesinden kaynaklanan markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece davalının markasını ciddi olarak kullandığını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, dosyada mevcut bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, davalı tarafın gerek faturalar, gerek bilgisayar proğramı kullanım sözleşmesi, gerekse internet sitesinde SOBE ibareli hizmet markasını ciddi olarak kullandığı tespit edildiği halde, somut olaya uygun bilirkişi raporuna itibar edilmeyerek, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yaranına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.