Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/18104 E. 2020/12416 K. 19.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/18104
KARAR NO : 2020/12416
KARAR TARİHİ : 19.10.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekilleri, müvekkilinin daha önceden … İlçesi Yaka Belediyesinde işçi olarak çalışmakta iken 6360 sayılı yasa gereğince çalıştığı belediyenin kapanması üzerine 30/03/2014 tarihinde davalı idare bünyesinde çalışmaya başladığını, önceki çalıştığı iş yerindeki TİS’in sona ermesine ve yeni iş yerindeki TİS’in tarafı olan sendikaya aidat ödenmesine karşın yararlandırılmadığını, müvekkilinin davalı idarede çalışmaya devam ettiği sırada 01/06/2015 tarihli dilekçesi ile TİS’ den kaynaklanan haklarının ödenmesi yönündeki isteğinin, davalı idarenin 02/06/2015 tarih 6739 sayılı yazıları ile devir ve nakil işleminden önce tabi olduğu iş sözleşmesi hükümlerine göre ödeme yapılmış olduğu gerekçesiyle reddedildiğini, davacı müvekkilinin Yaka Belediyesi’nde çalışması sırasında imzalanan TİS’nin süresinin süresinin 2014 yılı haziran ayı itibariyle sona erdiğini, davalı iş yerinde çalışmaya başlar başlamaz yetkili sendika olan Yol-İş Sendikası’na üye olarak maaşından sendika aidatı kesilmiş olduğu, eski çalıştığı iş yerindeki TİS’in sona erdiği tarihten sonra aidat ödediği sendika ile imzalanan TİS’nin hükümlerinden yararlanması gerekirken yararlandırılmadığını, davacı müvekkil davalı iş yerindeki sendikaya aidat ödemesine karşın TİS hükümlerinden yararlandırılmaması yasanın emredici hükümlerine aykırı olduğunu, davalı iş yerinden nakledilmeyen işçilere TİS den kaynaklanan fark ücretlerin ödenirken aynı konumda olan ve nakledilen diğer işçilere fark ücretlerinin ödenmemesinin Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırı olduğunu, müvekkilinin fark ücretleri alamadığı gibi günlük ücretinin de artışının yapılmaması sonucunda şuan çalışmakta olduğu kurumda kendisine eksik ücret ödendiğini, bu nedenle davalı idareye ait iş yerinde mevcut olan TİS hükümlerinden yararlandırılarak 6100 sayılı yasanın 107.maddesi 3.fıkrasına göre tespiti ile TİS fark ücreti alacağının ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işletilecek bankalarca uygulanan en yüksek faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı cevap dilekçesi ile; davacının müvekkili idarede bulunan kayıtlara göre tabi olduğu TİS hükmü doğrultusunda ücret ve diğer haklardan faydalandırıldığını, davacı hakkında uygulanan ücret ile diğer mali ve sosyal hakların, tamamen kendisinin hür iradesi ile imzalanarak yürürlüğe giren ve geçmiş yıllarda kendisine uygulanan TİS hükümleri çerçevesinde yapıldığını, müvekkili idarenin tek taraflı olarak TİS hükümlerini değiştirme hak ve yetkisinin bulunmadığını, müvekkili idarede çalışanlar arasında ayrım yapılması veya çalışanların farklı işleme tabi tutulması gibi uygulamarla Anayasa ve İş Kanunu’nda yer alan eşit davranma ilkesine aykırı bir durumun söz konusu olmadığını, 6536 sayılı Sendilalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 25/2.maddesine göre ücret, ikramiye, prim ve paraya ilişkin sosyal yardım konularında TİS hükümlerini uygulamaya esas alınacağının açıkca ifade edildiğini, müvekkili idarenin de TİS’ne göre davalı ile diğer işçiler hakkında yapılan uygulamada hukuka aykırı bir durumun olmadığını, ÇSGB Çalışma Genel Müdürlüğü 06/05/2014 tarih 7406 sayılı yazısı ile; İl Özel İdaresi bünyesinde “inşaat” işkoluna tabii olunarak çalışıldığı sebebiyle, sendikadan istifa edilse dahi uygulanmakta olan TİS den yararlanılamayacağının belirtildiği, bu kapsamda davacıların Yol-İş Sendikası ile idare arasında imzalanan TİS den yararlanamayacaklarının açık olduğunu, 6360 Sayılı Kanunun, geçici 1. maddesi, 10. fıkrasıyla “….Devredilen veya nakledilen işçilerin ücret ile diğer mali ve sosyal hakları: TİS bulunan işçiler bakımından yenileri düzenleninceye kadar devir veya nakil işleminden önce tabi oldukları TİS hükümlerine göre, TİS olmayan işçiler bakımından 2012 yılı Eylül ayından geçerli olan bireysel iş sözleşmesi hükümlerine göre belirlenir.” denildiğini, davacının … Sendikası’nın imzalamış olduğu sözleşme ile bağlı olduğun, bu sözleşme hükümlerinin sona erdiği tarihten itibaren yeni bir sözleşmeye dahil olabileceğini, İdare ile Sendika arasında imzalanan sözleşme de 01/03/2013 tarihinde başlayıp 28/02/2015 tarihinde geçerlilik süresinin sona erdiğini, bu kapsamda, davacının iddia ettiği şekilde bir başka sözleşmeye dahil olabilmesi ve yararlanmasının mümkün olmadığını, davacıların … Sendikası’na üye olduklarını, istifa etmiş olsalar dahi yeni TİS imzalanıncaya kadar 01/03/2015 tarihine kadar devir ve nakil işleminden önce tabi oldukları sözleşme hükümlerine göre işlem görmeleri gerektiğini, ücret bordroları ile tüm yasal ve sendikal ödemelerinin gerçekleştirildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
Toplu iş sözleşmesi, işçi sendikası ile işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işveren arasında, iş sözleşmesinin yapılması, muhtevası ve sona ermesi ile ilgili hükümleri düzenlemek için yapılan, tarafların karşılıklı hak ve borçlarını, toplu iş sözleşmesinin uygulanması ve denetimi ile uyuşmazlıkların çözüm yollarına ilişkin hükümleri de içerebilen yazılı bir sözleşmedir.
Bilindiği üzere, bireysel iş sözleşmeleri gibi toplu iş sözleşmeleri de, çalışma koşullarının belirlenmesi açısından başvurulması gereken en önemli kaynaklardandır. Kural olarak, bir iş sözleşmesinde yer alabilecek tüm konular toplu iş sözleşmesi ile de düzenlenebilir. Toplu iş sözleşmesi kollektif bir hukuki düzenleme niteliğinde bulunduğundan, iş sözleşmelerinin üzerinde ve maddi anlamda kanun gibi onları etkileyecek tarzda hükümler içerir. Toplu iş sözleşmelerinde; iş sözleşmelerinin yapılması, içeriği ve sona ermesine ilişkin hususları düzenleyen hükümler, toplu iş sözleşmelerinin zorunlu unsurlarındandır.
Dosya içeriğinden, davacı işçinin … İlçesi Yaka Belediyesi’nde çalışmakta iken 6360 sayılı Kanun hükümleri gereğince nihai olarak 31.03.2014 tarihinde …’ne devredildiği anlaşılmaktadır. Davacının devirden önce Belediyede yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesinden yararlandığı anlaşılmaktadır.
Davacının devirden sonra çalışmaya devam ettiği … işyerinde ise 01.03.2013 ilâ 28.02.2015 tarihleri arasında geçerli toplu iş sözleşmesinin yürürlükte olduğu görülmektedir. Davacı da, nakilden sonra toplu iş sözleşmesinin tarafı Yol-İş Sendikasına üye olmuş ve üyeliği de işverene bildirilmiştir.
Ancak 6360 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesinin 10. fıkrasının son cümlesinde “Devredilen veya nakledilen işçilerin ücret ile diğer malî ve sosyal hakları; toplu iş sözleşmesi bulunan işçiler bakımından yenileri düzenleninceye kadar devir veya nakil işleminden önce tabi oldukları toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre, toplu iş sözleşmesi olmayan işçiler bakımından 2012 yılı Eylül ayında geçerli olan bireysel iş sözleşmesi hükümlerine göre belirlenir”.düzenlemesi bulunmaktadır.
Açıklanan maddi ve hukuki olgular ile 6360 sayılı Yasanın geçici 1. maddesinin 10. fıkrasındaki devredilen işçilerin yeni bir toplu iş sözleşmesi düzenleninceye kadar devirden önce tabi oldukları toplu iş sözleşmesi hükümlerinin uygulanacağına yönelik açık hükmü karşısında, davacının devirden sonra üye olduğu Yol-İş Sendikası ile davalı işveren arasında yapılan 01.03.2013 ilâ 28.02.2015 yürürlük tarihli toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlanamayacağı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19.10.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.