YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/348
KARAR NO : 2021/485
KARAR TARİHİ : 08.02.2021
Kasten yaralama suçundan sanık … …’un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 29/1, 62/1 ve 52/2. (2’şer kez) maddeleri gereğince, iki kez 1.500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına; aynı suçtan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 29/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince, iki kez 1.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına; aynı suçtan sanık … …’un aynı Kanun’un 86/2 ve 52/2. maddeleri gereğince, iki kez 2.400,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına sair Kayseri 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.10.2018 tarihli ve 2018/356 Esas, 2018/828 Karar sayılı kararı ile söz konusu karara sanık … … hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı yönünden yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Kayseri 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.12.2018 tarihli ve 2018/1003 değişik iş sayılı kararlarına karşı Adalet Bakanlığının 07.12.2020 tarihli ve 2018/16315 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.01.2021 tarihli ve 2020/113805 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.04.2018 tarihli ve 2014/15-487 Esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği nazara alınarak yapılan incelemede,
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 15.12.2017 tarihli ve 2017/19084 Esas, 2017/28185 Karar sayılı ilâmında; ” ..Sanığa isnat edilen suçların, CMK’nın 253/3. maddesi kapsamında birlikte işlendiği hususunda tereddüt bulunmamaktadır. Çözülmesi gereken sorun, hüküm kurulurken uzlaştırma kapsamında olmayan suçtan beraate hükmolunması halinde, sübutunda sorun olmayan ve müstakilen uzlaştırma kapsamında olan suçla ilgili nasıl bir yol izleneceğidir….Yapılan yargılama neticesinde ise, sanığın kamu görevlisine hakaret suçundan beraatine hükmolunup, mercii kararından ve kanun yararına bozma talebinden önce kesinleşmesi nedeniyle bu suçun işlendiğinden bahsedilemeyeceği için, sair tehdit suçu yönünden de uzlaştırmaya engel olan CMK’nın 253/3. maddesinin uygulanma olanağı kalmayacak ve bu suç yönünden CMK’nın 254. maddesi gereğince uzlaştırma işlemlerinin yapılması gerekecektir.” şeklinde açıklamalara yer verildiği, bu bağlamda hüküm kurulurken uzlaştırma kapsamında olmayan suçtan beraate hükmolunması hâlinde, uzlaştırma kapsamında bulunan suç yönünden dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilebileceği, bu durumun ise ihsası rey olarak nitelendirilmeyeceği,
Somut olayda, sanık …’in üzerine atılı basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte kasten yaralama suçunun uzlaşmaya tabi olduğu ancak adı geçen sanık yönünden uzlaşma hükümleri uygulanmadığı gibi, sanıklar … … ve … … hakkında birden fazla kişi ile tehdit ve basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte kasten yaralama suçlarından kamu davası açıldığı, yapılan yargılama neticesinde, birden fazla kişi ile tehdit suçlarından beraatlerine, kasten yaralama suçu yönünden mahkumiyetlerine karar verildiği anlaşılmış ise de; kasten yaralama suçu yönünden uzlaştırmaya engel olan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ‘uzlaşma’ başlıklı 253/3. maddesinde yer alan “…. Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenlemenin uygulama olanağının kalmayacağı, bu hâli ile sanıklar hakkında kasten yaralama suçu yönünden 5271 sayılı Kanunu’nun 253. maddesindeki esas ve usûllere göre uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesi için yargılama dosyasının uzlaştırma bürosuna gönderilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesinde ve belirtilen nedenlerle merciince itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararların bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünceler yerinde görüldüğünden; sanıklar … ve … … hakkındaki Kayseri 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.10.2018 tarihli ve 2018/356 Esas, 2018/828 Karar sayılı kararı ile sanık … … hakkındaki Kayseri 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.12.2018 tarihli ve 2018/1003 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.02.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.