Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/2008 E. 2021/2859 K. 24.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2008
KARAR NO : 2021/2859
KARAR TARİHİ : 24.03.2021

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 06.05.2019 tarih ve 2018/654-2019/390 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi birleşen davada davalı vekili tarafından istenilmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, dava dışı Adma İnş. Yatırım ve Tic. A.Ş’ye ait AVM’nin müvekkili nezdinde endüstriyel yangın paket sigorta poliçesi kapsamında sigortalandığını, davalı şirketin onarım ve bakımını yaptığı elektrik panosunun infilakı sonucunda yangın söndürme sisteminin devreye girdiğini, yangın söndürme tüplerinin boşaldığını ve hasar meydana geldiğini, hasarın sigortalı şirkete ödendiğini, beyanla ödenen 47.074,12 USD ya da rayiçi 85.161,79 TL tazminatın rücuen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Birleşen davada ise sigortalı şirketin AVM inşaatını dava dışı Mayser İnş. ve Tic. A.Ş’ye yaptırdığını, bu şirketin de birleşen davalıya AVM inşaatında gerçekleşecek tüm risklere karşı all risk sigorta poliçesi ile sigortalattığını, Mayser İnş. ve Tic. A.Ş AVM’nin elektrik işlerini dava dışı Erde Şirketine bu şirket tarafından da asıl davalı şirkete verildiğini, hasara bu şirketin sebebiyet verdiğini, dolayısıyla hasara halefiyet yoluyla birleşen davalının sigortalısının sebebiyet verdiğini, ileri sürerek ödenen 47.074,12 USD ya da rayiçi 85.161,79 TL’nin müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Asıl davada davalı vekili, müvekkilinin merkezinin Nilüfer-Bursa olduğunu, bu nedenle mahkemenin yetkisiz bulunduğunu, müvekkilinin personelleri tarafından bakım ve onarımı yapılan şebeke şalterinden kaynaklanan bir yangının olmadığını, jeneratör şalterinde bilinmeyen bir sebepten dolayı patlama ve sonrasında yangın meydana geldiğini, bu yangından müvekkilinin sorumlu olmadığını, ayrıca dava öncesinde müvekkilin kusurunun %50 olduğu belirtilerek belirtilen miktarın yarısının talep edildiğini, savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Birleşen davada davalı vekili, istemin zamanaşımına uğradığını, hasarın poliçe kapsamında bulunmadığını, savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak ve tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda; dava dışı Adma AŞ’ye ait AVM inşaatının davacı … şirketi nezdinde endüstriyel yangın sigorta paket poliçesi ile sigortalı olduğu, sigortalı şirketin AVM inşaatını dava dışı Maysel…A.Ş şirketine 03.04.2010 tarihli sözleşme ile yaptırdığı, Maysel A.Ş’nin de elektrik işlerini dava dışı Erde A.Ş’ye taşere ettiği, anılan şirketin de yükleniminde olan elektrik işlerinin bir kısmını asıl davada davalı şirkete taşere ettiği, dava konusu hasara sebebiyet veren yangının asıl davada davalının yüklendiği iş kapsamında yerine getirdiği çalışmalardan kaynaklandığı, bu itibarla asıl davada davalının husumet itirazının yerinde olmadığı, asıl davada davalının meydana gelen yangında %100 kusurlu olduğu, birleşen davada davalının da yangının meydana geldiği binayı inşaat ve bakım devre rizikolarını kapsayan all risk sigorta poliçesi ile sigortaladığı, hasarın poliçedeki bakım dönemi teminatları kapsamında olduğu birleşen davada davalının da meydana gelen hasardan sorumlu bulunduğu, meydana gelen gerçek zarar miktarının 84.827,44 TL olduğu, davacının anılan miktarı asıl ve birleşen davalılardan talep edebileceği gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulü ile 84.427,44 TL’nin 19.06.2012 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan (birleşen Ankara 10.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2013/236 esas dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile) tahsili ile davacıya verilmesine ve fazlaya ilişkin istemin reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile 84.427,44 TL’nin 18.04.2013 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan (Mahkememizin 2018/654 esas dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile) tahsili ile davacıya verilmesine ve fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Karar, birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, birleşen davada davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, birleşen davada davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4.325,24 TL temyiz ilam harcının temyiz eden birleşen davada davalıdan alınmasına, 24.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.