Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2013/8731 E. 2013/11970 K. 23.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8731
KARAR NO : 2013/11970
KARAR TARİHİ : 23.09.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 20.02.2012 gününde verilen dilekçe ile komşuluk hukukuna aykırılığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 24.01.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, komşu taşınmaza geçici olarak girme istemine ilişkindir.
Davacı, 155 ada 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazları üzerindeki binalarında dış cephe mantolama çalışması yapacağını, bunun için de davalılara ait komşu 155 ada 3 parsel sayılı taşınmaza iskele kurması gerektiğini, ancak davalıların buna izin vermediğini öne sürerek davalıların taşınmazına geçici olarak girme istemiyle dava açmıştır.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının binasının dış cephe mantolama çalışması sırasında davalıların taşınmazına vaki elatmasının önlenmesine dair ilçe idare kurulunca verilen kararın kesinleşmiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
TMK’nın 683 maddesindeki “Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir” hükmü ile mülkiyet hakkının kanunla toplum yararına kısıtlanabileceği temel ilke olarak kabul edilmiştir. Aynı maddenin ikinci fıkrasında, mülkiyet hakkının nasıl korunacağı hükme bağlanmış, 730 ve 737. maddeleriyle de taşınmaz malikinin başkalarına zarar vermesinin önlenmesi hedeflenmiştir.
Yapma, kaçınma, katlanma olarak özetlenebilecek bu sınırlamaların önemli bir bölümü TMK’nın “komşu hakkı” başlığı altında, 737 ile 750. maddelerinde düzenlenmiş, 751 ile 761. maddelerinde de yine malikin yapması ve katlanması gereken hususlar belirtilmiştir.
Komşuluk hukukundan kaynaklanan zorunlu geçit hakkı TMK’nın 747. maddesinde, diğer geçit haklarından olan “komşu taşınmaza geçici olarak girme hakkı” ise TMK’nın 748. maddesinde düzenlenmiştir.
Davacının isteminin dayanağı elatmanın önlenmesi ile ilgili kurallar olmayıp, TMK’nın 748. maddesinin 1. fıkrasıdır. Anılan hükme göre bir taşınmazın işletme veya iyileştirme ya da taşınmaz üzerinde yapı yapma amacıyla komşu taşınmaza geçici girme zarureti ortaya çıkarsa, taşınmaz maliki veya zilyedin geçici olarak taşınmaza girme talebinde hukuki yararı vardır.
Bu açıklamalar doğrultusunda mahkemece mahallinde fen ve inşaat bilirkişileri marifetiyle keşif yapılarak davacının binasının iyileştirmeye muhtaç olup olmadığı veya çalışmalar sırasında davalıların taşınmazına geçilmesi gerekip gerekmediği, gerekiyorsa ne şekilde yılın hangi mevsimde kaç gün çalışmak suretiyle iyileştirmenin yapılabileceği hususları incelenip araştırılmalıdır. Mahkemece eksik inceleme ve yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının yatırana iadesine, 23.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.