Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2013/2840 E. 2013/4628 K. 18.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2840
KARAR NO : 2013/4628
KARAR TARİHİ : 18.03.2013

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın kaldırılması

İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın kaldırılması istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, müvekkiline ait taşınmazda …Ltd.Şti’nin 01.09.2009 tarihinden beri kiracı olarak bulunduğunu, mecurun 5 yıllığına kiraya verildiğini, davalının 3.kişi olarak taşınmaz kiracısının ediminden garantör sıfatı ile sorumlu olduğunu, 2011 yılının Eylül, Ekim, Kasım, Aralık ayları ile 2012 yılının Ocak, Şubat, Mart, Nisan ayları ve devam eden ayların kira bedellerinin ödenmediğini, alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin borçlu davalıya tebliğ edildiğini, davalı borçlunun kira sözleşmesini garantör sıfatıyla imzaladığını, ödenmeyen kira alacaklarından sorumlu olduğunu, icra dosyasına davalının haksız ve mesnetsiz olarak itiraz ettiğini, anlatılan nedenlerden dolayı itirazın kaldırılması ile takibin devamına, alacağın % 40’ından az olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, kira sözleşmesinin bir yıllık olduğunu iddia edildiği gibi 5 yıllık olmadığını, kira bedelinin bir yıllık dönemine ilişkin kira bedellerinin ödenmesi konusunda müvekkilinin garantör sıfatıyla sözleşmeyi imzaladığını, müvekkilinin sözleşmenin sadece son sayfasında imzasının bulunduğunu, imzasının bulunduğu sayfaların müvekkili açısından bağlayıcı hükümler olduğunu, imzalanan sözleşmenin bir yıllık olduğunu, garantörlük sıfatının 01.09.2010 tarihinde sona erdiğini, müvekkilinin kiracı firmadaki hisselerini 24.11.2010 tarihi itibari ile devrettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, davalı borçlu … 01.09.2009 başlangıç tarihli kira sözleşmesini garantör üçüncü şahıs sıfatıyla imzalamış, icra takibine itiraz dilekçesinde imzaya ve garantörlük sıfatına herhangi bir itirazda bulunmamıştır.
Garanti sözleşmesi kural olarak tek tarafa (garanti verene) borç yükleyen bir sözleşme niteliğindedir. Bu sözleşme ile garanti veren, garanti alanın belli bir davranışından doğan rizikonun gerçekleşmesi halinde onun uğrayacağı zararı tazmin etme borcu altına girer.
BK. 110 (TBK 128) madde hükmüne göre üçüncü kişinin fiilini başkasına karşı üstlenen, bu fiilin gerçekleşmesinden doğan zararı gidermekle yükümlüdür. Davalı borçlu kira sözleşmesine garantör olarak imza attığına göre kira sözleşmesi boyunca sorumluluğu devam edecektir. Bu durumda garantör davalının sorumluluğu tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken borçlu adi kefil olarak nitelendirilerek asıl borçlu hakkındaki takibin semeresiz kalmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 18.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.