YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6723
KARAR NO : 2021/2807
KARAR TARİHİ : 18.02.2021
Nitelikli hırsızlık suçundan şüpheliler … ve …. haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 11/11/2019 tarihli ve 2019/183658 soruşturma, 2019/493 87 Esas, 2019/32684 sayılı iddianamenin iadesine dair İstanbul 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/11/2019 tarihli ve 2019/950 iddianame değerlendirme sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 25/12/2019 tarihli ve 2019/1353 değişik iş sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığının 01.10.2020 gün ve 94660652-105-34-468-2020-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.10.2020 gün ve 2020- 885|8 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE;
Benzer bir olaya ilişkin olarak Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 24/06/2019 tarihli ve 2019/4066 Esas, 2019/5527 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanunun 174/1. maddesinde ise iddianamenin hangi hâllerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, somut olayda Özetle, yabancı uyruklu olan şüphelilere ait kimlik bilgilerinin beyana dayalı olarak alındığı, bilgilerin şüphelilere ait !olup olmadığının yetkili makamlar aracılığı ile teyit ve tevsik edilmediği, şüphelilerin APFIS kayıtlarına alınan parmak izlerinin bulunduğu hususunda herhangi bir evrakın düzenlenmediği gerekçesiyle Mahkemesince iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de, anılan hususların iddianamenin iadesi sebepleri arasında sayılmadığı kaldı ki şüphelilerin açık kimlik bilgilerinin dosyada bulunan pasaport bilgileri ile tespit edildiğinin anlaşıldığı, ayrıca dosyaya toplanan bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, APFIS. kayıtlarının suçun sübutuna etki edeceği mutlak sayılan bir delil olmadığı, anılan Kanun’un 170/2. maddesi gereğince; “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü karşısında, soruşturma evresinde toplanan delillerin suçun işlendiği ;hus,usunda yeterli şüphe oluşturması halinde, Cumhuriyet Savcısının kamu davası açması gerektiği, somut olayda da Cumhuriyet Savcısı tarafmdan toplanan delillerin kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturması sebebiyle iddianame düzenlenmiş olduğu gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmüş olduğundan KABULÜ ile İstanbul 5. Ağır Ceza mahkemesinin 25/12/2019 tarihli ve 2019/1353 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi gereğince BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 18/02/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.