YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/1724
KARAR NO : 2021/5960
KARAR TARİHİ : 25.03.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, yağma, iftira, hakaret, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıklar müdafiilerinin duruşmalı inceleme talebinin hükmolunan ceza miktarı yönünden 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 318. maddesi gereğince REDDİNE,
I-Sanıklar müdafiilerinin sanık … yönünden temyiz taleplerinin incelenmesinde,
Sanık müdafiilerinin yüzüne karşı verilen hükmü 1412 sayılı CMUK’un 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 01.04.2016 tarihinde temyiz eden sanık müdafiilerinin temyiz isteminin aynı Kanunun 317. maddesi gereğince tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE,
Sanık … hakkında ayrıca 150/1 yollamasıyla TCK’nın 106/2-a-c maddesinde düzenlenen tehdit suçundan hüküm kurulması gerektiğinden bu hususta zamanaşımı süresi içinde karar verilmesi mümkün görülmüştür.
II- Sanık … hakkında kasten yaralama ve hakaret suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
14/04/2011 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen ek 2. madde uyarınca doğrudan verilen 3.000. TL’ye kadar olan adli para cezalarından ibaret mahkumiyet hükümleri kesin olup, sanık hakkında kasten yaralama ve hakaret suçlarından dolayı tayin edilen adli para cezalarına ilişkin hükümlerin cezanın türü ve miktarı itibariyle temyizi mümkün bulunmadığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince sanık müdafiilerinin temyiz itirazının tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
III- Sanık … hakkında yağma suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde:
Oluş ve dosya kapsamına göre; sanık …’in katılanın kardeşi olan …’ya 2 adet daire sattığı ve devrini verdiği, buna karşılık …’nın ona 250.000 TL borçlandığı, borç karşılığında 250.000 TL’lik senet imzaladığı, bu senedi kefil olarak katılanın da imzaladığı, senedin ödeme tarihi gelmesine rağmen ödenmediği, olay tarihinde sanıkların, sanık …’nın kullandığı araç ile birlikte gezerlerken sanık …’in daha önceden tanıdığı tanık …’ı gördüğü, yanında katılanı da görünce sanık …’in konuşmak amacıyla yanlarına geldiği, sanık …’in katılana “Gel konuşalım” dediği ve her ikisinin tanık …’ın yanından yürüyerek uzaklaştıkları,tekrar geri geldiklerinde aracın arka koltuğuna bindikleri, sanık …’nın kullandığı araç ile oradan ayrıldıkları, yolda iken katılanın beyanına göre sanık …’in katılana belindeki tabancası ile çenesine ve kafasına vurduğu, ”Paramı alamadım, seni de öldüreceğim, kardeşini de öldüreceğim” dediği, sonra da katılana ait cep telefonunu ve katılanın bir arkadaşından ödünç aldığını beyan ettiği 46 PK 542 plaka sayılı aracın anahtarını zorla aldığı, sonrasında her iki şüphelinin müştekiyi araçtan indirerek zorla bagaj kısmına bindirdikleri, tekrar araç hareket halinde iken şüpheli Fikret’in müştekiyi bir süre darp ettiği, Ünlüler Petrol isimli benzin istasyonunda aracın durduğu esnada katılanın bagaj kısmını açarak kaçtığı olayda; sanık …’nın diğer sanık …’in eylemine doğrudan iştirak ettiği ve alacağın tarafı olmaması nedeniyle hukuki ilişkiye dayanan bir alacağın da mevcut olamadığı anlaşılmakla hakkında TCK’nın 150/1 maddesinin uygulanması koşullarının oluşmadığından sanığın TCK’nun 37/1. maddesi kapsamında TCK’nun 149/1-a-c-h, 35. maddesi gereğince yağmaya teşebbüs suçundan cezalandırılması gerekirken, kanıtların takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA,
IV) Sanıklar … ve … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanıkların eylemlerinin mağdur anlatımındanda anlaşılmakla 5237 sayılı kanunun 109/2, 109/3-a-b maddesinde anlamını bulan “Birden fazla kişi ile birlikte silahla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçunu oluşturduğu dikkate alınarak aynı kanunun 61/1. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken alt sınır aşılarak ceza uygulaması yapılması gerekirken, yetersiz ve somut duruma uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı şekilde alt sınırdan ceza uygulaması yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiilerinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA,
V) Sanık … hakkında iftira suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın mağdur hakkında soruşturma başlamadan önce etkin pişmanlık göstererek iftirasından döndüğü, bu itibarla hakkında tayin olunan cezadan, TCK’nın 269/1. maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiği gözetilmeden 269/2. maddesi uyarınca indirim yapılması suretiyle fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiilerin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 25.03.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.