Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2013/11914 E. 2013/13176 K. 22.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11914
KARAR NO : 2013/13176
KARAR TARİHİ : 22.10.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 23.07.2012 gününde verilen dilekçe ile taşınmazlardaki ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; ortaklığın satış yoluyla giderilmesine dair verilen 30.04.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

_K A R A R_
Davacılar, kök murislerinden kalan taşınmazlarda davalılar ile birlikte paydaş olduklarını, taşınmazları anlaşarak paylaşamadıklarını ileri sürerek, 19, 48 ve 71 parsel sayılı taşınmazlardaki ortaklığın satış yoluyla giderilmesini istemişlerdir
Davalılardan …ve … davanın reddini savunmuşlar; diğer davalılar ise, yanıt vermemiştir.
Mahkemece, taşınmazlardaki ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı … temyiz etmiştir.
Dava, taşınmazlardaki ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
1-Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya birkaçı diğer paydaşlara karşı açar. HMK’nın 27. maddesi uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birinin ölümü halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Somut uyuşmazlıkta, 48 ve 71 parsel sayılı taşınmazlar … …; 19 parsel sayılı taşınmaz ise … … adına kayıtlıdır. Dava konusu taşınmazların maliklerine ait veraset ilamları uyarınca … … ve … … mirasçılarından … dışındakiler davada yer almıştır. Mirasçılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan murislerin tüm mirasçıları davada yer alması gerekir. HMK’nın 60, 114 ve 115. maddeleri uyarınca dava şartlarından olan dava taraf teşkili sağlanmadan yargılamaya devam olunamaz. Bu nedenle, davacılara mirasçı …’i davaya dahil etmeleri için süre verilerek taraf teşkilinin sağlanmasından sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekir.
2-TMK’nın 404 ila 408 maddeleri uyarınca, velayet altında bulunmayan küçükler; akıl hastalığı veya zayıflığı bulunan erginler; savurganlık, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşam tarzı, kötü yönetim gösterenler; özgürlüğü bağlayıcı ceza alanlar ile kişinin istemi üzerine vesayet altına alınarak vasi atanmasına karar verilir. TMK’nun 448.maddesinde de vasinin vesayet altındaki kişiyi hukuki işlemlerinde temsil edeceği; 462. maddenin 8.bendinde de vesayet altındaki kişinin dava açabilmesinin vesayet makamının iznine tabi olduğu belirtilmektedir.
Somut uyuşmazlıkta, dava konusu taşınmazların maliklerine ait veraset ilamları uyarınca … … ve … … mirasçılarından davalılar … ve …’in vasisi olduğunu belirten davalı … 22.01.2013 günlü, yine mirasçılardan davalı …’nın vasisi olduğunu belirten … … … 30.04.2013 günlü oturuma katılmışlardır. Ancak, anılan kişilere ait vasilik kararları dosyaya sunulmadığından anılan kişilerin vesayet altında bulunup bulunmadığı anlaşılamamaktadır. Bu nedenle, adı geçenler vesayet altına alınmış ise buna ilişkin kararlar getirtilerek vasilerinin davada yer alması gerekir.
Mahkemece, bu husus gözetilerek usulüne uygun biçimde taraf teşkili sağlanmadan işin esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) bentte açıklanan nedenlerle davalı …’in temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 22.10.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.