Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2017/3993 E. 2021/1498 K. 04.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/3993
KARAR NO : 2021/1498
KARAR TARİHİ : 04.03.2021

14. Hukuk Dairesi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı tarafından 30/12/2013 gününde ve birleştirilen davada davacılar vekili tarafından 09/04/2014 gününde davalı ve birleştirilen davada davalı aleyhine verilen dilekçe ile mirasın hükmen reddi istenmesi üzerine Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın ve birleştirilen davanın kabulüne dair verilen 08/09/2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ve birleştirilen davada davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR

Dava, mirasın hükmen reddi isteğine ilişkindir.
Davacı ve birleştirilen davada davacılar vekili, 02.04.2008 tarihinde ölen mirasbırakan …’nün terekesinin borca batık olması nedeni ile mirası hükmen reddinin tespitini istemiştir.
Davalı taraf vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme, davanın kabulüne karar vermiştir.
Hükmü, davalı ve birleştirilen davada davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre davalı ve birleştirilen davada davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Dava, TMK’nun 605/2. maddesi gereğince açılan mirasın hükmen reddi istemine ilişkindir. Ölüm tarihinde miras bırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır (TMK m. 605/2). Mirasçılar Türk Medeni Kanunu’nun 610. maddesinde yazılı aykırılık da bulunmadıkça yani zımnen mirası kabul etmiş duruma düşmüş olmadıkça her zaman murisin ödemeden aczinin tespitini isteyebilir.
Mahkemece davanın niteliği gereği davalı-alacaklının, murisin terekesinin borca batık olduğunu bilmediği, bilmesinin mümkün olmadığı, yapılan yargılama sonrasında terekenin borca batık olup olmadığına karar verildiği göz önünde bulundurularak yargılama gideri ve harçtan davalının değil davacıların sorumlu tutulması, davacılar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ise de bu husus kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nın 438/7 maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı ve birleştirilen davada davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; 2. bent uyarınca hüküm fıkrasının 3., 4. ve 5. numaralı maddelerinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “Yargılama giderlerinin davacı ve birleştirilen dava davacıları üzerinde bırakılmasına ve davacılar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,” ibarelerinin eklenmesi suretiyle düzeltilmesine, hükmün DÜZELTİLMİŞ ve DEĞİŞTİRİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04.03.2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.