Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2020/9307 E. 2021/2799 K. 08.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/9307
KARAR NO : 2021/2799
KARAR TARİHİ : 08.03.2021

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyarak ilâmında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, taraf avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dosyadaki yazılara, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilâmına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz bulunmamasına göre, yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davacılardan alınmasına, Üye …’in muhalefetine karşı, Başkan … ile Üyeler …, … ve …’ün oyları ve oy çokluğuyla, 08/03/2021 gününde karar verildi.

(M)

KARŞI OY

Dosya içerisinde mevcut Adli Tıp Genel Kurulunun 19/11/2015 tarihli raporunda da belirtildiği gibi büyüme hormonu tedavisinde amacın sadece boy uzaması/gelişiminin olmadığı, bu hormununun metabolik etkileri de dikkate alınarak tedavinin sürdürüldüğü, boyu önemli ölçüde genetik faktörlerin belirlediği, bunun yanında büyüme hormonu eksikliğininde boy kısalığına neden olabiliceği bu nedenle boyun kısa olmasının, büyüme hormonu replasman tedavisinin başarısızlığı olarak değerlendirilemeyeceği, tedavinin kesintisiz olarak sürdürülmesi halinde de hastanın boyunun kısa kalabileceği belirtilmiş olup, tedavisinin devam edilmemesinin bir eksiklik olduğu, bu durumun kişinin maluliyete katkısının olduğu, ancak oranının bilenemeyeceğinin belirtildiği, tüm dosya kapsamı da gözönünde alındığında tedavinin kesintisiz olarak sürdürülmesi halinde de hastanın boyunun kısa kalabileceğinin anlaşıldığı ve Kurumun eylemi ile davacıların hastalıkların nedeniyle maluliyetlerinin oluşması arasında tam olarak bir illiyet bağı kurulamadığı ve davalı Kurumun sorumluluğuna gidilemeyeceğinden onama yönündeki çoğunluk görüşüne katılamamaktayım.


Muhalif Üye