YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2035
KARAR NO : 2013/4882
KARAR TARİHİ : 20.03.2013
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın kaldırılması ve tahliye
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı, davalı borçlu hakkında başlattığı 26.1.2012 tarihli haciz ve tahliye talepli icra takibinde ödenmeyen 2011 yılı Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık ve 2012 yılı Ocak ayları kiraları ile sözleşmedeki muacceliyet koşulu gereğince 2012/ Şubat İla Ağustos ayları kira parası olarak 7.150 TL kira alacağı ile 76,40 TL işlemiş faizi toplamı 7.226,40 TL üzerinden aylık % 10 akti faizin tahsilini istemiştir. Davalı borçlunun itirazı üzerine davacı alacaklı icra mahkemesine müracaat ederek itirazın kaldırılmasını ve kiralananın tahliyesini talep etmiştir. Mahkemece itirazın kısmen kaldırılmasına ve kiralananın tahliyesine karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre davalı vekilinin kiralananın tahliyesine ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı vekilinin alacağa ve faize ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun kiracı aleyhine düzenleme yasağı başlıklı346.maddesinde; kiracıya kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirilemeyeceği, özellikle kira bedelinin zamanında ödenmemesi halinde ceza koşulu ödeneceğine veya sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin anlaşmaların geçersiz olduğu, 6101 Sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun Geçmişe etkili olma başlıklı 2.maddesinde; Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kurallarının gerçekleştikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanacağı, aynı kanunun görülmekte olan davalara ilişkin uygulama başlıklı 7.maddesinde de; Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları ile geçici ödemelere ilişkin 76’ncı, faize ilişkin 88’nci, temerrüt faizine ilişkin 120’nci ve aşırı ifa güçlüğüne ilişkin 138’nci maddesinin görülmekte olan davalara da uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Kiracıyı koruma amacıyla getirilen TBK.nun 346.maddesindeki bu yasal düzenlemenin kamu düzenine ilişkin olduğu kuşkusuzdur. Bununla birlikte 6217 Sayılı Yasanın geçici 2.maddesinde değişiklik yapan 6353 Sayılı Yasanın 53.maddesine göre; kiracının Türk Ticaret Kanunun’da tacir olarak sayılan kişiler ile özel hukuk ve kamu hukuku tüzel kişileri
olduğu işyeri kiralarında 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 323, 325, 331, 340, 343, 344, 346 ve 354’ncü maddelerinin 1.7.2012 tarihinden itibaren 8 yıl süreyle uygulanamayacağı, bu halde kira sözleşmelerinde bu maddelerde belirtilmiş olan konulara ilişkin olarak sözleşme serbestisi gereği kira sözleşmesi hükümlerinin tatbik olunacağı da öngörülmektedir.
Somut olayda gerçek kişi olan taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesine göre kiralanan yer Özel Eğitim Yeri olarak kullanılacaktır. Yine, taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesinin 19. maddesinde bir kira ödenmediği taktirde muacceliyet koşuluna yer verildiği görülmekte ise de; dosya kapsamından kiracının Türk Ticaret Kanunu kapsamında tacir olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Bu durumda mahkemece kiracının tacir olup olmadığı araştırılarak, tacir olması durumunda hakkında TBK.nun 346.maddesinin 1.7.2012 tarihinden itibaren 8 yıl süre ile uygulanamayacağı gözetilmeli, tacir olmadığının anlaşılması halinde ise; yeni yasal düzenleme karşısında bu koşulun davalı kiracı yönünden geçersiz hale geldiği kabul edilerek değerlendirmenin takip tarihi itibariyle ödenmemiş muaccel kira alacağına göre yapılması, muacceliyet koşulu gereğince istenen aylar kirası yönünden alacak isteğinin reddine karar verilmesi gerekir.
Öte yandan davalı borçlu faiz oranına da itirazda bulunduğuna göre 6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun 120. maddesi de nazara alınarak faiz yönünden de bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle kararın tahliye yönünden ONANMASINA, 2.bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile alacağa ilişkin itirazın kaldırılması kararının 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca BOZULMASINA ve onanan kısım için aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenden alınmasına 20.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.