Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/2180 E. 2021/3411 K. 07.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2180
KARAR NO : 2021/3411
KARAR TARİHİ : 07.04.2021

MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 12. Tüketici Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 10.12.2019 tarih ve 2019/16 E. – 2019/489 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında 25.07.2012 başlangıç tarihli birikimli hayat sigortası poliçesinin düzenlendiğini, davacının poliçe gereğince davalıya 6.000.-TL civarı ödeme yaptığını, davacının ekonomik sebepler ile bir süre sonra sistemden çıkıp o güne kadar yaptığı ödemenin iadesini talep ettiğini, davalının sadece 570,00 TL ödeme yapabileceğini belirttiğini, ancak bu meblağı dahi ödemediğini, davalının %2 ile %10 arasında değişen oranlarda ek kazanç vaadinde bulunduğunu dolayısıyla elde edilen ek kazanç ile beraber iadesi gereken rakamın tam olarak bilinmediğini, sigorta poliçesinin matbu olarak hazırlandığını, müzakere edilmediğini, hükümlerinin haksız şart mahiyetinde olduğunu iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 2.000.-TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, poliçe kapsamında ödenmesi gereken miktarın davacı tarafça alınmamış olması nedeniyle ilgili Yönetmelik ve Kanun hükümleri uyarınca güvence hesabına aktarıldığını, dolayısıyla davacının bir alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 25.07.2012 başlangıç, 25.07.2022 bitiş tarihli ödüllü birikimli hayat sigortası poliçesi düzenlendiği, davacının 10 aylık prim ödemesini gerçekleştirdiği, davacı tarafça henüz 1 yıllık düzenli prim ödemesi gerçekleştirilmeden poliçenin feshedildiği, taraflar arasında tanzim olunan poliçede yapılacak kesintiler belirtildiği, bu hususa ilişkin davacı tarafın bilgilendirildiği, davacının 6.000,00 TL ödeme yaptığı, ödenen tutardan %15 vergi kesintisi ile %90 oranında indirim yapılması taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olduğu, davacı alacağının 543,00-TL olduğu, sözleşme hükümlerine ilişkin haksız şart iddiasının da yerinde olmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 543,00 TL’nin tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 6502 sayılı Yasa’nın 73/2. maddesi gereğince tüketici mahkemelerinde tüketici tarafından açılan davalar harçtan muaf olduğundan davacıdan alınan temyiz başvuru harcı ve temyiz ilam harcının istek halinde davacıya iadesine, 07.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.