Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/10104 E. 2011/16916 K. 01.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10104
KARAR NO : 2011/16916
KARAR TARİHİ : 01.11.2011

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hak saklı tutularak 9.320 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacılar vekili dilekçesi ile; müvekkillerine ait taşınmaza, davalı tarafından tecavüz edilmesi sebebiyle açılan men’i müdahale ve ecrimisil davasında; taleple bağlı kalınarak, 1.000 TL’ye hükmedildiğini; oysa, bilirkişi raporunda 10.320,00 TL ecrimisil bedeli tespit edildiğini; kesinleşen kararda fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmuş olduklarından, 9.320,00 TL ecrimisil alacağının dönemsel faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, öncelikle zamanaşımı itirazında bulunmuş, esası bakımından da davanın reddini istemiştir.Mahkemece; davanın kabulü ile ecrimisil bedeli 9.320,00 TL’nin dava tarihi 07.04.2010 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, dava dilekçesi davalıya usulüne uygun tebliğ edilememiş, davalı vekili 19.10.2010 tarihli duruşmaya katılarak; dosyaya henüz vakıf olduklarını, inceleyip yazılı olarak beyanlarını sunmaları için mehil talep ettiklerini belirtmiş; bunun üzerine, mahkemece; davalı vekiline yukarıdaki talebi gibi cevap ve beyanlarını sunması ve karşı tarafa tebliği için (bir süre belirtilmeksizin) ek mehil verilmiştir.
Davalı vekili, bundan sonraki ilk celsede zamanaşımı def’inde bulunmuştur. O halde, öncelikle davalı tarafın zamanaşımı def’i hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususta bir değerlendirme yapılmaksızın, davanın esası hakkında hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.