YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/721
KARAR NO : 2021/2590
KARAR TARİHİ : 22.03.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Müdahalenin Men’i, Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı; …, … beldesi … mahallesi 102 ada 829 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, davalının davacıya ait taşınmazın 4 dönümünü kullandığını bu nedenle, müdahalenin meni, fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla 2.500,00 TL ecrimisil bedelinin davalıdan 2003 yılından itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davalı; davacının 829 parsel sayılı taşınmazın kendisine ait olan kısmını yıllarca önce 1-1,5 metre yüksekliğinde duvar örerek ayırmış olduğunu, davacının kendisinin işgal ettiğini iddia ettiği taşınmazı bu duvarın dışarısında bıraktığını, dışarıda kalan bu arazinin 1980 yılından bu yana iyi niyet içerisinde tarafınca ekilip işlendiğini davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne; … İli, … İlçesi, … Beldesi, … Mahallesi 102 ada 829 parsel sayılı taşınmazın teknik bilirkişiler tarafından hazırlanan 06.06.2014 tarihli rapor ve ekindeki krokide A harfi ile gösterilen, kırmızı kalemle taralı 1623,17 m2 yüzölçümündeki kısmına davalı tarafından limon ve çilek tarımı yapmak sureti ile gerçekleştirilen müdahalenin men’ine, davacı tarafın ecri misil talebinin kabulü ile; 19.984,67 TL ecrimisil bedelinin 2.500,00 TL’lik kısmı için dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanarak, kalan kısım bakımından talep olmadığından faiz yürütülmeksizin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. T.C. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2014/19973 Esas, 2017/1140 Karar sayılı ilamı ile “davalının çekişme konusu 102 ada 829 parsel sayılı taşınmaza haklı ve geçerli bir nedeni olmaksızın limon ağacı dikmek ve bir kısmında çilek yetiştiriciliği yapmak sureti ile müdahale ettiği saptanarak yazılı şekilde müdahalenin önlenmesine karar verilmesi doğrudur. Davalının gerek cevap dilekçesinde gerekse bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde belirttiği duvar ile ilgili gerekli araştırmaların yapılarak varılacak sonuç çerçevesinde ecrimisil hususunun değerlendirilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yetinilerek ecrimisile karar verilmiş olması doğru olmadığından hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmuş yapılan yargılama sunucunda davanın kabulüne; … İli, … İlçesi, … Beldesi, … Mahallesi 102 ada 829 parsel sayılı taşınmazın teknik bilirkişiler tarafından hazırlanan 06.06.2014 tarihli rapor ve ekindeki krokide A harfi ile gösterilen, kırmızı kalemle taralı 1623,17 m2 yüzölçümündeki kısmına davalı tarafından limon ve çilek tarımı yapmak sureti ile gerçekleştirilen müdahalenin men’ine, davacı tarafın ecrimisil talebinin kabulü ile; 19.984,67 TL ecrimisil bedelinin 2.500,00 TL’lik kısmı için dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanarak, kalan kısım bakımından talep olmadığından faiz yürütülmeksizin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir
Dava müdahalenin men’i ve ecrimisil talebine ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalı vekilinin yerinde olmayan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2. Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, hak sahibinin hak sahibi olmayan zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir. (YHGK’nin 25.02.2004 tarihli ve 2004/1-120-96 sayılı kararı)
Hemen belirtilmelidir ki, ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere ve HMK’nin 266 vd. maddelerine uygun olarak açıklanması gereklidir.
Bu nedenle, özellikle tarım arazilerinin haksız kullanımı nedeniyle ürün esasına göre talep varsa, bu konudaki resmi veriler, taşınmazın bulunduğu bölgede ekilen tarım ürünlerinin neler olduğu tarım il veya ilçe müdürlüğünden sorulmalı, ekildiği bildirilen ürünlerin ecrimisil talep edilen yıllara göre birim fiyatları ve dekara verim değerleri, hal müdürlüğünden ilgili dönem için getirtilmeli, bölgede münavebeli ekim yapılıp yapılmadığı, taşınmazın nadasa bırakılıp bırakılmadığı tespit edilmelidir.
Somut olayda; dava konusu taşınmaz, tapu da tarla vasfındadır. 09.06.2014 havale tarihli ziraat bilirkişi …’ın raporunda 524,57 m2lik limon ağaçlarının ekili olduğu kısmın ecrimisil bedelini limon ağaçları üzerinden hesapladığı anlaşılmıştır. Oysa ki davalı tarafından, dava konusu taşınmazın 524,57 m2 lik kısmına limon ağaçlar dikildiği dinlenen tanık beyanıyla sabittir. Hal böyle olunca dava konusu taşınmazın davalı tarafından tecavüzlü olarak belirlenen kısmın tamamı tarla olarak ecrimisil bedelinin belirlenmesi gerekirken, davalı tarafından dikilen limon ağaçları üzerinden ecrimisil bedelinin belirlendiği raporun hükme esas alınması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenle 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sair itirazların 1. bentte yazılı nedenlerle reddine, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.