Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/7726 E. 2011/16912 K. 01.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7726
KARAR NO : 2011/16912
KARAR TARİHİ : 01.11.2011

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde vasiyetnamenin iptali, olmadığında tenkis istenilmiştir. Mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada, vasiyetnamenin iptali, olmadığı takdirde, davacıların azaltılmış saklı payları oranında mirasçılıklarına karar verilmesi istenilmiştir. … 7.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/214 Esas sayılı (vasiyetnamenin iptali istemli) dava dosyası ile, … 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/12 ve 52 Esas sayılı (Tenkis ve vasiyetnamenin iptali istemli) dava dosyaları da iş bu dosya ile birleştirilmiştir.
Mahkemece; mahkemenin 2004/321 E sayılı dosyasında ve birleşen dosyalarda, vasiyetnamenin iptaline ilişkin istemlerin ayrı ayrı ayrı reddine; birleşen … 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/12 Esas sayılı tenkis davasının tefriki ile ayrı bir esasa kaydına karar verilmiş, hükmün davacılar tarafından temyizi üzerine; Yargıtay 2.Hukuk Dairesinin 12.11.2009 gün ve 2009/17349-19569 sayılı ilamı ile, “1)….davacıların vasiyetnamenin iptali ile ilgili verilen hükme ilişkin temyiz itirazları yersizdir. 2) Mirasbırakan … 20.01.2004 tarihinde vefat etmiştir. Mirasbırakanın kardeşleri tarafından açılan 2004/321 Esas sayılı davada, davacıların, vasiyetname ile davalıya yapılan kazandırma ile ilgili tenkis istekleri de mevcuttur. Aynı davacılar tarafından açılan ve tefrik edilen 2005/12 Esas sayılı dava, mirasbırakanın sağlararası tasarruflarının tenkisine ilişkin olup, bununla ilgili verilen tefrik kararı temyizin şümulu dışındadır. 2004/321 Esas sayılı davadaki ölüme bağlı tasarrufun tenkisiyle ilgili toplanan deliller çerçevesinde olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, bu hususta hiçbir hüküm kurulmaması doğru bulunmamıştır. Gerekçesiyle” mahkeme kararı bozulmuştur.Mahkemece, dosya yeni esasa kaydedilmiş, taraflara duruşma gününü bildirir tebligatlar yapılmış; ancak, duruşmaya gelen olmadığından 24.9.2010 tarihli celsede, dosyanın HUMK’nun 409.maddesi gereğince işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. 30.12.2010 tarihli kararla da, süresinde yapılan yenilemeden de vazgeçildiği belirtilerek, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.Davacılar vekili, süresinde verdiği temyiz dilekçesinde; davanın açılmamış sayılmasına ilişkin mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmektedir.
HUMK’nun 409/5.maddesi “İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar açılmamış sayılır ve mahkemece bu hususta kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır” hükmüne amirdir. Ne var ki, davacı taraf bir aylık süre içerisinde … Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği dilekçesi ile davasını yenileyerek, yenileme dilekçesini 05.11.2010 tarihinde dosyaya ulaştırmış bulunmaktadır. Bu durumda, mahkemece yapılacak iş; HUMK’nun 409/3.maddesi gereğince, yenileme dilekçesini; oturum, gün, saat ve yerini bildiren çağrı kağıdı ile birlikte taraflara tebliğ etmek olmalıdır. Uzun bir zaman beklendikten sonra usule aykırı olarak; süresinde yapılan yenilemeden de vazgeçildiğinden bahisle, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.