Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/2072 E. 2021/3214 K. 01.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2072
KARAR NO : 2021/3214
KARAR TARİHİ : 01.04.2021

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Bodrum 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 20.11.2019 tarih ve 2019/122 E. – 2019/222 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının davacı şirketin küçük paylı ortağı olduğunu, davalı tarafa bir dönem şirket işlerini idame yetkisi verildiğini, şirket nakdini de yönetmesine imkan tanındığını, daha sonra davalının şirketi 3. kişilerle danışıklı olarak borçlandırması üzerine şahsın yetkilerinin elinden alındığını, davalının 2011 yılı sonu 2012 yılı başında şirkete ait … plakalı aracı rıza hilafına kaçırdığını, aracı kendi özel işlerinde kullandığını, bu sebeple davacı şirketin araç kiralamak zorunda kaldığını, ayda 1.000,00 TL araç kirası ödediğini, şifahen ve yazılı olarak aracın teslimi istense de netice alınmadığını, davalı aleyhinde savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu, takip tarihinden evvelki 18 aylık döneme ilişkin ödenen kira bedellerinin davalıdan tahsiline yönelik başlatılan icra takibinin davalının haksız ve kötü niyetli itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek icra takibine yapılan itirazın iptaline, % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davaya konu aracın zilyetliğinin şirket işlerini görmekte olan … isimli şahısta olduğunu, şirketin %10 hisseyle ortağı olarak aracı bir süre kullanmış olması sebebiyle icra takibi yapılamayacağını, aracı şahsi işleri için kullanmadığını, şirket ortağı …’ın Bodrum 2. İcra Müdürlüğü’nün 2011/7464 Esas sayılı dosyası ile şirketin menkul mallarına kendi adına haciz koydurduğunu, bu hacizli malları arasında söz konusu aracın da bulunduğunu, aracın teslim edildiği kişinin belli olduğunu, şirket adına tek başına araç kira sözleşmesi yapan müdür …’ın aracın kimde olduğunu bilmesine rağmen haksız bir şekilde araç kiralama sözleşmesi yaparak şirketi borçlandırdığını, bedelin kasıtlı olarak kendisinden istediğini, aracın Yapı Kredi Bankası’ndan rehinli olduğunu, ihtarname tarihinin 23.02.2012 tarihi olduğunu, davanın 18.12.2013 tarihinde açıldığını, süresinde açılmayan davanın zamanaşımına uğradığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yagılamada iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı aleyhinde yapılan soruşturmada fiilin hukuki ihtilaf olduğuna karar verildiğinden olayda ceza zamanaşımının uygulanamayacağı, ancak davalının davacı şirketin ortağı olduğu gözönünde bulundurulduğunda TBK’nın 147/4 maddesine göre uygulanması gereken zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğu, alacak talebinin zamanaşımına uğramadığı, uzun süreli araç kiralamalarında ortalama aylık 1.000.- TL’lik araç kirasının makul bir rakam olarak kabul edildiği, Şubat 2012’den (şubat ayı dahil) takip tarihi 28.08.2013 tarihine kadar toplam 19 ay geçmiş olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 922,18 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 01.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.