YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10770
KARAR NO : 2013/12155
KARAR TARİHİ : 26.09.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 05.10.2012 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 22.05.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
Davalı …, arazilerin toplulaştırma çalışma alanı içinde kaldığını belirterek davanın reddini istemiş, diğer davalılar davaya cevap vermemişler, dahili davalı Botaş vekili ise irtifak hakkı sahibi olduğundan husumet nedeniyle davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 3038 Sayılı Kanunun 13/son maddesi gereğince satış kararı verilemiyeceğinden davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davacının aşağıda yazılı bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Bursa Valiliği İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünün 20.5.2013 tarihli yazısı ile; Karacabey, Karakoca Köyü’nün, 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlemesine Dair Tarım Reformu Kanununa göre 12.10.2012 tarihli ve 2012/3857 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Tarım Reformu Uygulama Bölgesi olarak kabul edildiği ve kararın 07.11.2012 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe girdiği, dava konusu parsellerin 5 yıllık kısıtlama süresi içinde satış ve taksim yolu ile ortaklığının giderilemeyeceği
belirtilmiştir. 3083 sayılı Yasadaki kısıtlama uyarınca davanın reddi doğrudur. Ancak, dava 05.10 2012 tarihinde, 3083 sayılı Yasadaki kısıtlama süresi başlamadan önce açılmış olduğundan davacının dava tarihinde bu davayı açmasına engel bir durum söz konusu değildir. Bu nedenle davanın reddi nedeniyle dahili davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmesi doğru görülmemiş ise de bu husus kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nın 438/7. maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm sonucunun 3. bendinde yer alan “Dahili davalı Botaş kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 990,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine” sözcüklerinin hüküm fıkrasından çıkartılmasına, hükmün DÜZELTİLMİŞ ve değiştirilmiş bu şekli ile ONANMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 26.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.