YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8903
KARAR NO : 2013/12226
KARAR TARİHİ : 26.09.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 31/08/2009 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde muhdesatın aidiyetinin tapu kaydına şerh verilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 04/04/2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 183 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan bir kısım yapıların kendisine ait olduğu, yirmi yılı aşkın zilyetliği bulunması nedeniyle taşınmazın tapusunun iptaliyle adına tescilini, olmazsa yapıların değerinin arzın değerinden fazla olması nedeniyle taşınmazın adına tescilini, bu da olmazsa yapıların davacıya ait olduğunun tapu siciline şerh düşülmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, 183 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan kargir iki katlı bina ve ahırın davacı adına tapuya kayıt ve tesciline; davacıya ait olduğunun tapu kaydındaki beyanlar hanesine şerh düşülmesine karar verilmiş, hükmü davalı … temyiz etmiştir.
Dairemizin 23.01.2012 tarihli 2011/16118 Esas 2012/659 Karar sayılı ilamı ile genel mahkemelerde açılan davalarda Kadastro Kanununun 19/2. maddesine dayanılarak muhdesat tespiti ve bunun kütüğün beyanlar hanesinde gösterilmesinin istenemeyeceği gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine, 183 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş, hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Dava, genel mahkemede açılan tapu iptali ve tescil, mümkün olmadığı takdirde muhdesatın davacıya ait olduğunun tespiti ile tapu kütüğüne şerh verilmesi isteğine ilişkin olduğundan “davanın reddine” ibaresinden sonra tespit gibi tescile karar verilmesi doğru görülmemiş ise de bu husus kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nın 438/7 maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca hüküm sonucunun iki numaralı bendinde yer alan “… İli … İlçesi … Köyü 183 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline” cümlesinin çıkartılması suretiyle düzeltilmesine, hükmün DÜZELTİLMİŞ ve değiştirilmiş bu şekli ile ONANMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 26.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.