Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2019/1306 E. 2021/2828 K. 10.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/1306
KARAR NO : 2021/2828
KARAR TARİHİ : 10.02.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2013/14734 soruşturma, 2014/53 iddianame numaralı dosyası ile sanıklar … ve … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 149/1-a,c,d maddesinden dava açıldığı, Şanlıurfa 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2014/36 esas dosyası ile yapılan yargılamada sanık …’a Av. …, sanık …’a Av. …’in zorunlu müdafii olarak atandığı, bu arada Şanlıurfa …. Noterliği’nin 02.03.2015 tarih ve 04276 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile sanık … vekili olarak Av. … ’in vekaletname sunduğu, mahkemenin 15.04.2014 tarihli ilk oturumunda sanık …’ın sorgusunun Av. …’in hazır bulunduğu, sonraki oturumlara yetki belgesi sunacağını ifade eden Av. …’in katıldığı, yakalama üzerine ifadesi alınan sanık …’ın ise sorgusuna Av. …’in hazır bulunduğu, sanık … vekili olarak vekaletname sunan Av. … …’in istifa etmesi üzerine zorunlu müdafi olarak …’ün görevlendirildiği, sanıkların katılmadığı 26.01.2016 tarihli son oturuma yetki belgesi sunacağını ibraz eden Av. … ile Av. …’ün katıldığı dosya kapsamında;
1-Sanık … müdafii olarak yetki belgesi ibraz edeceğini belirten Av. …’in yüzüne karşı yapılan tebliğin geçersiz olduğu, ‘’Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi Ve Vekillerin Görevlendirilmeleri İle Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönelmeliği’’nin “Görevin sona ermesi” başlıklı 7. maddesine göre ‘’Müdafii veya vekilin görevi; … b) Kovuşturma evresinde; yargılamanın yapıldığı il veya ilçe dışında yargılamayı gerektirir görevsizlik veya yetkisizlik kararı, esasa ilişkin hükmün kesinleşmesi ya da davanın nakline karar verilmesi, hallerinde sona erer.’’ hükmü karşısında, görevli zorunlu müdafii Av. Hasan Kandemir’e gerekçeli kararın tebliği,
2-Ayrıntıları Ceza Genel Kurulu’nun 18.03.2008 günlü 2008/9-7-56 ve 13.05.2008 günlü 2008/10-101-113 sayılı kararlarında açıklandığı üzere, 1412 sayılı CMUK’un 138, 141 ve 5271 sayılı CMK’nın 149, 150. maddeleri uyarınca, şüpheli veya sanığın soruşturma ve kovuşturmanın her evresinde müdafii talep edebileceği gibi alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan istemi aranmaksızın müdafii atanacağı, baroca istem halinde veya Yasa gereği zorunlu olarak atanan müdafiin görevinin hükmün kesinleşmesiyle son bulduğu, kendisine zorunlu müdafii atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu savunmana yapılan tefhim veya tebliğin kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağı, bu durumda zorunlu müdafiin sanığın lehine gibi görünen bazı işlemler yapmış olsa da; örneğin temyiz dilekçesi vermiş olsa dahi, hükmün sanığın kendisine de tebliğ edilmesi ve sanık tarafından temyiz dilekçesinin verilmesi halinde, temyiz isteminin kabul edilmesi gerektiğinin anlaşılması karşısında, sanık …’a gerekçeli kararın, T.C. Anayasası’nın 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 232/6 ve 291.maddelerinde öngörülen yöntemlere uygun olarak gerekli ihtaratları taşıyacak biçimde tebliği ile bilgisi dışında atanan zorunlu müdafin temyizini kabul edip etmediği sorularak, süresi içerisinde temyiz isteminde bulunabileceği, bulunmadığı takdirde, zorunlu müdafiin açtığı temyiz davasının inceleneceği konusunda meşruhatlı tebligat çıkarılması,
Sanıklar … müdafii, Hasan Kandemir ile sanık … tarafından temyiz dilekçesi verilmesi durumunda ise, bu konuda ek tebliğname düzenlenerek incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.