YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2019
KARAR NO : 2021/3158
KARAR TARİHİ : 31.03.2021
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ14. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi’nce bozmaya uyularak davanın kabulüne dair verilen 22.01.2020 tarih ve 2019/2457 E- 2020/26 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; tarafların kardeş olup, dava dışı Hızıroğlu İnşaat Ltd Şti’nde %50’şer oranında hissedar olduklarını, davalının hissesini 11.02.2014 tarihli noter hisse devir sözleşmesi ile müvekkiline devrettiğini, hisse devrinden önce biraraya gelen tarafların adi yazılı sözleşme düzenlediklerini, tarafların bu sözleşmede 21.08.2013 tarihini baz alarak bu tarihten geriye dönük olarak hesap gördüklerini ve buna göre davalının müvekkiline 76.172,00 TL borçlu olduğunu kabul ettiğini, bu bedel dışında tarafların birbirlerini geriye dönük olarak ibra ettiklerini ancak davalının kabul ettiği borcu müvekkiline ödememesi nedeniyle alacağın tahsili için davalı aleyhine girişilen icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin hisse devri başta olmak üzere sözleşmedeki diğer yükümlülüklerini yerine getirdiği gibi dava konusu borcu da ödediğini, anılan sözleşmeyi müteakip yine taraflarca akdedilen noter tasdikli aynı tarihli sözleşmenin 2/a bendinde dava konusu alacakla ilgili olarak tarafların birbirlerini ibra ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; icra dairesinin ve mahkemenin yetkisine yönelik itirazın yerinde olmadığı, ibranın hesap tarihinden geriye dönük bölüm için olduğu, davalının kabul ve ikrar ettiği 76.172,00 TL borcun sözleşme tarihi olan 11.02.2014 tarihinden sonra ödendiğine dair belge ibraz edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince Dairemiz bozma ilamına uyularak ve tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda; ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının isabetli dolduğu, bu nedenlerle davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf başvuru nedenlerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle ve bozmaya uyulmakla yeniden hüküm kurularak, davanın kabulüyle İstanbul 13.İcra Müdürlüğü’nün 2015/6721 E. sayılı ilamsız icra takibine davalı tarafça yöneltilmiş olan itirazın İİK’nın 67/1.maddesi uyarınca iptali ile 76.172,00 TL alacağın icra takip tarihinden itibaren işleyecek yasal temerrrüt faiziyle birlikte tahsili için takibin devamına, likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK’nın 67/2.maddesi uyarınca takdiren %20 oranında hesaplanan 15.234,40 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 3.902,31 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 31.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.