Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2013/8767 E. 2013/12098 K. 24.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8767
KARAR NO : 2013/12098
KARAR TARİHİ : 24.09.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı-karşı davalı vekili tarafından, davalı-karşı davacı aleyhine 05.07.2011 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi ve davalı -karşı davacı vekili tarafından davacı-karşı davalı aleyhine 20.07.2011 gününde verilen dilekçe ile temliken tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; asıl dava hakkında konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, karşı dava hakkında ise davanın kabulüne dair verilen 15.11.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı-karşı davacı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Asıl dava elatmanın önlenmesi ve kal, karşı dava ise Türk Medeni Kanununun 725. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkiline ait 311 ada 11 parsel sayılı taşınmaza, davalıya ait 311 ada 12 parsel sayılı taşınmazda bulunan binanın çıkıntısının taştığını, ayrıca davalının otopark yapmak suretiyle de tecavüzde bulunduğunu belirterek elatmanın önlenmesini, otopark ve çıkıntının yıkılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı-karşı davacı vekili, müvekkilinin 1999 yılında aldığı taşınmaza 2000 yılında binasını yaptığını, davacı taşınmazına herhangi bir taşma sözkonusu değilken 2002 yılında yapılan imar uygulaması ile çap ve sınırda kayma meydana geldiğini, müvekkilinin binayı iyiniyetle çapa uygun şekilde yaptığını, taşan kısmın yıkılması halinde binanın büyük zarar göreceğini ve yapının taşan kısmın kıymetinin arsa değerinden fazla olduğunu belirterek taşan kısım üzerinde irtifak hakkı kurulmasını istemiştir.
Davacı-karşı davalı vekili son celse alınan beyanında, bilirkişi raporunda gösterilen 23,92 m2 tecavüzlü kısmın bedelinin ödenmesi halinde bu kısmın ifraz edilerek davalı-karşı davacının taşınmazına tevhid edilmesini talep etmiş, davalı–karşı davacı vekili de bilirkişinin belirlediği bedeli ödemeye hazır olduklarını 23,92 m2 kısmın müvekkili adına terkini ve tevhidini talep etmiştir.
Mahkemece, asıl dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, karşı davanın ise kabulü ile 23,92 m2 tecavüzlü kısmın 311 ada 11 parsel sayılı taşınmazdan terkini ile 311 ada 12 parsel sayılı taşınmaza tevhit edilerek tesciline karar verilmiştir.
Hükmü, davalı- karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
Yasal ayrıcalıklar dışında, Türk Medeni Kanununun 684/1 ve 718/2 maddeleri hükümlerine göre, arazinin mülkiyeti ve buna bağlı olan tasarruf hakkı o arazide kalıcı olmak koşuluyla yapılan şeyleri de kapsar. Türk Medeni Kanununun 725. maddesinde bu kuralın istisnalarından birisi düzenlenmiş olup anılan hüküm;
“Bir yapının başkasına ait araziye taşırılan kısmı, eğer yapıyı yapan malik taşırılan arazi üzerinde bir irtifak hakkına sahip bulunuyorsa, ona ait taşınmaz bütünleyici parçası olur.
Böyle bir irtifak hakkı yoksa zarar gören malik taşmayı öğrendiği tarihten başlayarak onbeş gün içinde itiraz etmediği, aynı zamanda durum ve koşullar da haklı gösterdiği takdirde, taşkın yapıyı iyi niyetle yapan kimse, uygun bir bedel karşılığında taşan kısım için bir irtifak hakkı kurulmasını veya bu kısmın bulunduğu arazi parçasının mülkiyetinin kendisine devrini isteyebilir” şeklindedir.
Böylece, muhdesatla arasındaki bağlantı kesilmiş bina sahibine aşağıdaki koşulların oluşması halinde ayrılmaz parça niteliğindeki taşkın yapı için üzerinde bulunduğu taşınmaza malik olabilme olanağı tanınmıştır.
Bunun için:
1-Tapuya kayıtlı özel mülkiyete konu bir taşınmaz üzerinde, temelli kalması amacıyla yapılan binanın ayrılmaz parçası yine tapuda kayıtlı üçüncü kişiye ait taşınmaza taşkın yapılmış olmalıdır.
2- Taşkın inşaat, taşkın yapı ile iki komşu taşınmazı fiilen birleştirmekte, ekonomik bir bütünlük oluşturmaktadır. Bu özelliğinden dolayı taşkın yapıya dayanan temliken tescil isteği taşınmaza bağlı kişisel hak niteliğindedir. Taşılan arazi malikinin devir borcu eşyaya bağlı bir borç olduğundan inşaat maliki hakkını taşılan arazinin her malikine karşı kullanabilir.
3- Bu inşaatı kendi malzemesi ile yapan kişinin iyiniyetli olması, diğer bir anlatımla zeminin kendisine ait olduğu, ya da 5.7.1944 tarihli ve 12/26 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği gibi mülkiyetin ileride kendisine geçirileceği inancıyla hareket etmesi gereklidir.
14.2.1951 tarihli ve 17/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, iyiniyetin ispatı taşkın yapı malikine ait ise de iyiniyet iddia ve
.savunması def’i olmayıp itiraz niteliği taşıdığından ve kamu düzeni ile ilgili bulunduğundan mahkemece kendiliğinden göz önünde tutulmalıdır.
Taşkın binanın bulunduğu taşınmaz maliki veya o taşınmazda mülkiyetten başka ayni hak sahibi olup da zarar gören kimselerin, taşınmaza elatıldığını öğrendikleri tarihten itibaren onbeş gün içerisinde itiraz etmeleri, yapı malikinin iyiniyetli sayılması olanağını ortadan kaldırır. İtiraz hiçbir şekle bağlı değildir. Yapının ilerlemesini, zararın büyümesini önlemek için konan bu sürenin başlangıcını objektif olarak saptamak, yapının görünebilir hale gelme tarihinden başlatmak, taşırılan taşınmaz malikinin öğrenmesine engel olan sübjektif (öznel) nedenleri dikkate almamak gerekir. Aksine düşünce bu yöndeki yasa koyucunun amacını ortadan kaldırır. (Sübjektif koşul)
4- Bu tür davalarda üzerinde önemle durulması gereken diğer bir koşul da halin icabından taşkın inşaatın yıkılması gerekip gerekmediğinin saptanmasıdır. Uygulama ve doktrinde “durum ve koşulların haklı kılması” şeklinde ifade edilen bu şarttan inşaatın yıkılması ile inşaat sahibinin uğrayacağı zarar veya yıkılmaması halinde arsa malikinin arsasının uğrayacağı değer kaybının mukayese edilmesi anlaşılmalıdır. Değer kaybı, sadece taşılan arazinin değerinden ibaret değildir. Bu değerin içinde arazi sahibinin taşılan kısım dışında kalan arazisinin uğrayacağı değer kaybı da vardır. Arsa malikinin arsasının uğrayacağı değer kaybı uzman bilirkişilerden rapor alınmak suretiyle Türk Medeni Kanununun 4., Türk Borçlar Kanununun 50. maddesi uyarınca ve aynı zamanda sebepsiz zenginleşmeyi önleyecek biçimde en uygun şekilde tespit ve takdir edilmeli, önceden ödenen bedel var ise mahsup edilmek suretiyle arsa sahibine ödenmek üzere depo ettirilmelidir.
5-Aranacak diğer bir koşulda taşkın kısmın ana taşınmazdan ayrılarak müstakil parsel oluşturacak şekilde veya ait olduğu taşınmazla birleştirilerek ifrazen tescilinin mümkün olması koşuludur
Somut olaya gelince; hükme esas alınan bilirkişi raporunda binanın tecavüzlü olan kısmı 23,92 m2 ve bedeli 69.036,90 TL olarak belirlenmiştir. Mahkemece yukarıda açıklanılan şartların oluştuğunun tespiti halinde karardan önce ödenmesi gereken bedel var ise depo kararı verilmesi gerekirken bedel depo edilmeden davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Ayrıca, mahkemece ifraz ve tevhid krokisi hakkında … Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğünden görüş sorulmuş, cevabi yazıya göre de İmar Kanunu ve yönetmeliğe uygun olduğu bildirilmiştir. Ancak 5393 Sayılı Belediye Kanunun 34/i maddesinde Belediye Encümeninin görevleri arasında diğer kanunlarla verilen görevleri yerine getirmek sayılmış olup 3194 Sayılı İmar Kanunun 16. maddesi gereğince belediye ve mücavir alan hudutları içindeki gayrimenkullerin re’sen veya müracaat üzerine tevhid veya ifrazı,
bunlar üzerinde irtifak hakkı tesisi veya bu hakların terkini, bu Kanun ve yönetmelik hükümlerine uygunluğu belediye encümenleri veya il idare kurullarınca onaylanacağı hükme bağlanmıştır. Bu nedenle teknik bilirkişi tarafından hazırlanan ifraz ve tevhit projesisinin İmar Kanunu ve yönetmeliğe uygunluğunun belediye encümenince onaylanması gerekirken bu hususta yetkili olmayan başka bir birimden görüş alınması da doğru görülmemiş, bu sebeplerle hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine 24.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.