Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2013/11165 E. 2013/12348 K. 30.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11165
KARAR NO : 2013/12348
KARAR TARİHİ : 30.09.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 19.07.2011 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında vakıf şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 24.05.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Vakıflar Genel Müdürlüğü vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, 4113 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında yer alan Vakıf şerhinin terkini isteğine ilişkindir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne … ili … İlçesi … Köyü, … mevkii, 4113 sayılı parselde kayıtlı taşınmazın tapu kaydında yer alan 05.10.1998 tarihli ve 4817 yevmiye numarası ile işlenen “Mihrişah Valide Sultan Vakfı” şerhinin terkinine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı Vakıflar İdaresi vekili temyiz etmiştir.
Hukuk düzeninde istikrar sağlama amacı taşıyan kesin hüküm, hükme karşı yasa yollarının tükenmesi (şekli anlamda kesin hüküm) ve taraflar arasındaki hukuki ilişkinin bir daha dava konusu yapılmaması (maddi anlamda kesin hüküm) şeklinde hukuk yargılama sistemimizde yer almaktadır. Şekli anlamda kesinleşmeyi zorunlu kılan, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin yeniden dava konusu yapılamaması amacını güden maddi anlamda kesin hüküm, 6100 sayılı HMK’nun 303. maddesinde düzenlenmiş olup madde metninde “Bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için her iki davanın
taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir” hükmüne yer verilmiştir. Aynı davanın daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması 6100 sayılı HMK’nın 114/(i) bendi uyarınca dava şartı olup HMK’nın 115/2 maddesi gereğince dava şartının yerine gelmemesi halinde davanın usulden reddi gerekir.
Somut olayda, dosya içerisinde bulunan … 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2006/240 Esas-2009/235 Karar sayılı dosyası incelendiğinde; davacının, davalı aleyhine 4113 parsel sayılı taşınmazda vakıf şerhinin terkinine ilişkin dava açtığı, davanın kabulüne karar verildiği ve kararın Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 02.06.2010 tarihli, 2010/2274 Esas ve 2010/7656 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verildiği ve hükmün 14.09.2010 tarihinde kesinleştiği görülmektedir.
Aynı taşınmazla ilgili, tarafları ve hukuki sebebi aynı olan kesin hüküm bulunduğundan HMK’nın 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Vakıflar İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 30.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.