YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4830
KARAR NO : 2021/3750
KARAR TARİHİ : 03.03.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıkların katılan …’e yönelik mala zarar verme eylemleri nedeniyle açılan dava hakkında zamanaşımı süresi içerisinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
I-) Sanıklar hakkında katılanlar … ve …’e yönelik hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlere yönelik incelemede:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanıklar … ve …’ın temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II-) Sanıklar hakkında müşteki …’e yönelik hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından ve sanık … hakkında ise başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçundan kurulan hükümlere yönelik incelemede:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarının sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Dosyada mevcut müştekinin kızı olan …’in soruşturma aşamasındaki beyanında; suç tarihi olan 25.05.2011 günü 04:00 sıralarında uyandığında evinde hırsızlık yapan şahsı gördüğünü ifade etmiş olması karşısında sanıkların hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarına ilişkin eylemlerini gece vakti gerçekleştirmiş oldukları ve haklarında TCK’nın 143. ve 116/4. maddelerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde eksik cezalar tayin edilmesi,
2- 5237 sayılı TCK’nın 268. maddesinde tanımlanan “başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması” suçunun oluşması için, failin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik bilgilerini kullanması, bir başka anlatımla failin daha önce bir suç işlemiş olması veya bir suçtan aranması, kendi kimliğini vermesi halinde hakkında bu suçtan işlem yapılacak olması gerekmekte olup, suçun oluşması durumunda fail bu madde yollamasıyla, aynı Kanun’un 267/1. maddesinde düzenlenen iftira suçuna ilişkin hükümlere göre cezalandırılacaktır. Buna göre somut olayımızda; sanık …’ın iddianamelere konu eylemlere ilişkin yapılan soruşturmaların hiçbir aşamasında bahsedilen soruşturmanın yapılmasını engellemek amacıyla başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanmamış olduğu başka bir deyişle kendisinin kimlik bilgilerini … olarak beyan etmemiş olduğunun anlaşılması karşısında iftira suçunun unsurları itibariyle oluşmadığından beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile mahkumiyet kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve …’ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanıkların kazanılmış haklarının korunmasına, 03/03/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.