YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/428
KARAR NO : 2021/4478
KARAR TARİHİ : 11.03.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, kasten yaralama, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1-)Sanık hakkında yakınan …’a yönelik hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
15.04.2020 gün ve 13100 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 10. maddesiyle 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görülmüştür.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine,uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre sanık müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
2)Sanık hakkında yakınan …’a yönelik hukuki alacağın tahsili amacıyla kasten yaralama ve tehdit suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre suçların sanık tarafından işlendiğini kabul ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Oluş ve dosya kapsamına göre; katılanın aşamalarda alınan beyanlarında sanık …’ye borcunun bulunmadığını ve borcu nedeni ile daha evvel senet verdiği …’e olan borcunu ödemediği için sanık … tarafından önce köyde darp edildiğini, ardından da sanık tarafından yine aynı saik ile tehdit içerikli mesajlar atıldığını beyan ettiği; sanık …’nin soruşturma aşamasında alınan ilk savunmasında katılandan alacağının bulunduğunu ileri sürerken alacağın kaynağına ilişkin bir açıklamada bulunmaz iken, yargılama aşamasında alınan beyanlarında katılanın hakkında beraat kararı verilen …’e vermiş olduğu senetleri, bu şahıstan olan alacağına karşılık olmak üzere aldığını ve olay tarihinde ise katılanın köyüne giderek senetlerin kendisine alacağına mahsuben geçtiğini söyleyip borcunu ödemesini istediğini savunmuş olması ve tanık …’ın mahkemede alınan beyanında söz konusu senetlerin hakkında beraat kararı verilen … tarafından sanık …’ye verildiğini belirterek sanık …’nin savunmasını doğruladığı; ancak hakkında beraat kararı verilip kesinleşen sanık …’in soruşturma aşamasında alınan beyanında senetlerin kendisinde olduğunu ve senetlerin kimseye geçmediğini söylediği dikkate alındığında; katılan, sanıklar ve tanık …’ın aşamalardaki, kendi içinde ve birbiri ile çelişen beyanları arasındaki açık aykırılıkların giderilerek, sanık …’nin hukuken korunan bir alacağının bulunup bulunmadığı hususunda ortaya çıkan duraksamaların kaldırılabilmesi için öncelikle bu konuda katılan, sanık … ile hakkında beraat kararı verilen …’in beyanları arasındaki çelişki giderilerek, sonucuna göre 5237 sayılı TCK’nin 150/1. maddesiyle uygulama yapılıp yapılmayacağının değerlendirilmesi gerekirken, sanığın inkara yönelik savunmasına hangi nedenle itibar olunduğu denetime olanak verecek şekilde karar yerinde açıklanıp tartışılmadan ve genel geçişli ifadeler kullanılmak suretiyle yerinde yeterli olmayan gerekçeyle sanık hakkında 150/1. maddesi uyarınca hukuki alacağın tahsili amacıyla kasten yaralama ve tehdit suçlarından hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, 11/03/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.